Sinema

Filmlerde Görüp “Keşke Olsa” Dediğimiz Teknolojiler

Filmlerdeki bazı teknolojileri görünce “Keşke gerçek olsa.” deriz. Ikimiz de bu teknolojileri içeren bir derlemeyle karşınızdayız.

Bilim kurgu türü başta olmak suretiyle beyazperde dünyası, yalnız hayal gücümüzü zorlamakla kalmıyor, bununla beraber geleceğin hayatına dair bir yol haritası çizmeyi de başarıyor. Bu biçim filmlerde devamlı “Keşke gerçek olsa.” dediğimiz teknolojilerle karşılaşıyoruz. Bazıları gerçeğe dönüşse de bazılarının gerçek olma ihtimali ya yok ya da fazlaca uzak.

Ikimiz de bu içeriğimzide beyazperde tarihindeki filmlerde yer edinen, görünce gerçek hayatta da olmasını istediğimiz teknolojileri inceleyeceğiz. Bu teknolojiler gerçek olsa insanların fazlaca işine yarayabilirlerdi.

The Matrix’teki anında öğrenme

The Matrix filmimizde Neo’nun “Kung-fu biliyorum” söylediği o anı hatırlayın. Saniyeler içinde beynine yüklenen verilerle bir dövüş ustasına dönüşmesi, eğitim sistemini kökten sarsacak bir gelişme. Senelerce devam eden okul yaşamı, dil kursları yada teknik eğitimlerin yerini saniyeler devam eden bir veri aktarımına bırakması, insan potansiyelini sınırsız hâle getirebilirdi.

İyileştirici tıbbi kapsüller

Elsysium şeklinde filmlerde karşımıza çıkan bu cihazlar, içine giren kişinin vücudunu tarıyor, kanserli hücreleri yok ediyor ve kırıkları saniyeler içinde onarıyor. Sıhhat alanındaki bu devrimsel teknoloji, hastaneleri ve uzun soluklu tedavi süreçlerini tarihe gömebilirdi.

Işınlanma

Kim bilir insanlığın ulaşım mevzusundaki en uç imgesel, Yıldız Trek’te de sıkça gördüğümüz ışınlanma teknolojisidir. Böylece hiçbir yere geç kalma, trafikle uğraşma derdimiz kalmazdı, istediğimiz anda istediğimiz yere kolayca gidebilirdik. Sadece en azından yakın gelecekte gerçek olması neredeyse imkânsız.

İstediğimizi unutabilme aleti

Yaşam kimi zaman unutmak istediğimiz anılarla doludur. Men in Black filmindeki o minik, ışıklı aygıt, fena bir anıyı yada görülmemesi ihtiyaç duyulan bir vakası saniyeler içinde hafızadan silebiliyor. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar yada yalnız izlediği mükemmel bir filmi ilk kez izliyormuş şeklinde tekrardan deneyimlemek isteyenler için çok büyük bir buluş olabilirdi.

Tamamen içine girebildiğimiz sanal dünyalar

VR gözlükler bugün bizi başka dünyalara götürüyor fakat hala bir koltukta oturduğumuzu hissediyoruz. Ready Player One’daki şeklinde, tüm duyularımızı (koku, dokunma, tat) dijital bir dünyaya aktarabilen bir teknoloji hakkaten devrim yaratırdı. Böylece insanların tamamen değişik dünyalarda deneyimleyebileceği bir yaşamı olabilirdi.

Replikatörler

replicator

Yıldız Trek’in ortaya attığı bir öteki teknoloji ise replikatörler. Mutfakta saatler harcamaya yada ne pişireceğinizi düşünmeye son verme potansiyeline haiz bu teknoloji, moleküler düzeyde maddeyi manipüle ederek saniyeler içinde istediğiniz yemeği tabağınıza getiriyor. Bu teknoloji yalnız konfor değil, bununla beraber dünya üstündeki açlık sorununu kökten çözebilecek bir potansiyele haiz.

J.A.R.V.I.S seviyesinde asistanlar ve holografik bilgisayarlar

jarv

Suni zekânın inanılmaz gelişimi yardımıyla bugün kullandığımız ChatGPT ve Gemini şeklinde suni zekâ araçları hâlihazırda filmlere benzer seviyelere ulaşmış durumdalar. Sadece hâlâ tamamen problemsiz değiller. Iron Man, doğrusu Tony Stark’ın J.A.R.V.I.S adlı suni zekâsı şeklinde bir teknoloji, hakkaten dünyayı değiştirecek bir gelişme olurdu. J.A.R.V.I.S, Tony’nin yalnızca bir asistanı değil, bununla beraber en yakın dostu ve stratejik ortağıydı. Evinizi yönetebiliyor, mühendislik sorunlarını çözüyor ve siz daha söylemeden neye ihtiyacınız bulunduğunu anlıyor. Kısaca neredeyse “bilgili” bir suni zekâ.

Iron Man ile gerçekte görmek istediğimiz bir öteki teknoloji ise holografik bilgisayarlar ve arayüzler. Bugün bu biçim teknolojiler var sadece hiçbiri Iron Man’inki şeklinde değil. Ellerinizi kullanarak havada verileri kaydırdığı o meşhur holografik arayüzler, Yalnız tasarımcılar için değil, tıp dünyasında doktorların bir ameliyat öncesi hastanın organını 3D holograf olarak incelemesine kadar her alanda yararlı olurdu. Kabul edelim, sırf havalı görünmüş olduğu için bile fazlaca fazla ilgi görmeyi başarırdı.

Beyazperde dünyasının sunmuş olduğu bu büyüleyici teknolojiler, şimdilik yalnız hayallerimizi süslese de, bilimin ve değişen teknolojinin hızı bizlere “asla asla deme” dedirtiyor. Kim bilir, kim bilir ileride bunlardan bazılarının gerçeğe dönüştüğünü görürüz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu