Abonelik Sistemleri Oyunları Iyi mi Değiştirecek?

2010’lu yılların başından bu yana, teknoloji devlerinin reklamcılık dışındaki en büyük para deposu abonelik sistemleri oldu. Muhtemelen bunu hep beraber gördük, denedik, alıştık. Ayda belirli bir ücret karşılığında aldığımız Spotify ve Netflix şeklinde abonelik sistemleri, artık oyunculuk dünyasında da yer bulmaya başladı. Peki abonelik sistemi, oyun hayatına iyi mi bir darbe indirecek? Bu münakaşaya değişik bir perspektiften bakıyoruz.
Oyunlar, süre geçirmek için en ideal eğlence araçlarımızdan. Kolay ulaşılabilir, azca efor sarfettiren, bunu yaparken de bambaşka dünyaların içine girme imkanı sunan yüzlerce yapım var. Aslına bakarsak bakacak olursanız abonelik sistemleri, oyun dünyasında çok da fazla yeni değil. Microsoft ve Sony, kendi konsollarında esasen bunu denedi. Üstelik bazı ülkelerde 10 yıldan uzun bir süredir abonelik satıyorlar… Xbo Live ve Play Station Plus ilk örnekler oldular.
Şimdi de irili ufaklı pek oldukça firmanın peşinden Google şeklinde devlerin de bu işe girdiklerini görüyoruz. Stadia’nın en büyük ortaklarından Ubisoft, Stadia’ya rakip olacak platformu UPlay Plus’ı duyurdu. Elbet o da abonelik sistemine dayanıyor.
Bir zamanlar parasız şekilde eriştiğimiz bazı oyunlara, kısa sürede para ödeyeceğiz:
İyi bir oyun piyasaya sürüldüğünde, etken oyuncuların onlarca katı kadar korsan oyuncu olur. Yapımcılar ve yayıncılar bunu fazlasıyla iyi biliyorlar. Aslına bakarsan Call of Duty, FIFA – PES, Witcher şeklinde yapımları hepimiz orijinal oynasaydı, emin olun ki oyun yapımcıları dünyanın en oldukça kazanan, en kıymetli şirketleri olurlardı. Ubisoft direkt Apple’a kafa tutabilirdi sözgelişi…
Bir çok insan hala tek bir oyun için 400 TL vermek yerine devamlı oynayabileceği 60-70 oyun için sınırsız süreyle ayda 20 TL vermeye hazır durumda. İş gelir – gider vakasına vardığında bu mevzuda dünyanın en iyilerine bakmak lazım. 140 ülkede etkinlik gösteren muhasebecilik şirketi Deloitte uzmanı Kevin Westcot, şirketlerin oldukça acil ettiklerini söylüyor.
Oyun üreticilerinin ortak derdi aynı:
**
**
Elbet ne kadar oyun oynayacağını kişinin kendisi sınırlar, bunu meydana getirecek yaşta değilse ailesi yapmalıdır. Sadece aylık 15 – 20 TL ücretle, indirme yükleme olmadan erişilebilen oyun kütüphaneleri olacak. Bu kütüphanelerdeki oyunlar, eskiye nazaran daha erişilebilir olduğundan oyuncu sayısı artacak. Talep artacak. Direnç kırıldığı an, artık neredeyse her insanın oyuncu bulunduğunu görebiliriz.
Rahat bir örnekle Spotify’ı düşünün. İlk çıktığında bir çok insan, müzik dinlemek için aylık ücret vermeyeceğini söylüyordu. Evet, hâlâ bu şekilde düşünenler var; sadece azınlık haline geldiler. Spotify, müziği daha ulaşılabilir, yasal ve oldukça çeşitli sunmuş olduğu için kazanmıştır. Oyuncu sayısının da benzer bir etkiyle yükselmesi olası. Ancaaaak dinlediğiniz şarkılar bitiyor, bazı oyunlar asla bitmiyor. Oyun dünyasındaki en büyük fark da aslolan buradan kaynaklanıyor.
Oyun şirketlerine devamlı para kazanabilecekleri kaynaklar lazım. O kaynaklar da klasik oyunların ve oyun anlayışının yerini almak suretiyle:
**
**
Basit bir oyun düşünün; hikayesi var, girip oynuyorsunuz. Bitiyor. Çıkıyorsunuz. Kim bilir o oyunu unutuyorsunuz. Şirket o işten bir tek bir defaya mahsus ücret alıyor. Gelirler tertipli değil. Şirket, son oyun oldukça sevindirilmiş olduğu için ikincisini yapıyor. Bu sefer o oyun, ilki kadar sevilmiyor, şirket batıyor. Oyun sektöründe bu biçim hikâyelere oldukça sık rastlanıyor.
Fakat eğer söz mevzusu oyun hikâyenin yanında online oynama imkanı sunuyorsa, ömrü daha uzun oluyor. Hatta o oyun eğer bir tek bir online oyun ise bu sefer inanılmaz bir gelir deposu oluyor. Eğer o oyunları bulut sistemiyle sorunsuz bir halde sunarsanız talep artıyor. Talep artınca oyuncu sayısı ve gelirler de yukarı çekiliyor. Böylece odak noktası iyi bir hikâye sunmaktan, online oyunları devamlı kılmaya kayıyor.
Online oyunlar fena değil. En sonucunda arkadaşlarınızla ya da öteki gerçek rakiplerl savaşım edebiliyorsunuz. Fakat bu durum, oyunların yapısını ve imkanlarını sonsuza dek değişiklik yapmak suretiyle. Deloitte şeklinde dev şirketlerin finansal açıklamaları, Ubisoft ve EA şeklinde devlerin tepe çalışanları, bu değişiklik sinyallerini çoktan verdi bile.



