Şimdilerin Satış Kralı Chery, Geçmişte Niçin Türkiye Pazarından Çekilmişti?

Türkiye otomobil pazarında fırtınalar estiren Chery, aslına bakarsak 2008 senesinde da ülkemize giriş yapmıştı. Peki o dönemde işler niçin ters gitti ve marka niçin veda etti? İşte Chery’nin ilk Türkiye macerasının perde arkasındaki şaşırtıcı detaylar.
Şu sıralar trafikte kafamızı nereye çevirsek, heybetli bir Omoda5 yada Tiggo serisi görüyoruz. Çinli otomotiv devi Chery, ikinci Türkiye çıkartmasında öylesine başarı göstermiş oldu ki satış rakamlarında köklü markaları bile geride bırakmayı başardı. Sadece otomobil dünyasını yakından takip edenler, bu filmi daha ilkin izlediğimizi oldukca iyi hatırlayacaktır.
Chery, aslına bakarsak 2008 senesinde Mermerler Otomotiv distribütörlüğünde Türkiye pazarına “Merhaba” demişti. Alia, Kimo, Tiggo benzer biçimde modellerle yollara çıkan marka, uygun fiyatına karşın beklenen patlamayı yapamamış ve 2017 civarında sessiz sedasız pazardan silinmişti. Peki, bugün peynir ekmek benzer biçimde satan bu marka, o süre niçin tutunamamış ve bavulunu toplayıp gitmişti? Gelin o sürece yakından bakalım.
Euro 5 emisyon standartları krizi
O dönemde Chery’nin Türkiye serüvenini bitiren en büyük teknik darbe, Avrupa ve Türkiye’deki emisyon yönetmelikleriydi. Otomotiv dünyası hızla Euro 5 ve peşinden Euro 6 normlarına geçerken, Chery’nin o dönemki motor teknolojileri bu standartları karşılamakta yetersiz kalmıştı.
Avrupa standartlarına uyum sağlamak için ciddi bir AR-GE yatırımı ve motor güncellemesi gerekiyordu. Sadece marka, o dönemde küresel stratejisinde bu yatırımı Türkiye benzer biçimde daha ufak bir pazar için önceliklendirmedi. Motorların emisyon testlerinden geçememesi, yeni vasıta getirilmesinin önünü yasal olarak tıkamış oldu.
“Çin malı” algısı ve güvenlik endişeleri

Bugün Çinli otomobiller “teknolojik üs” benzer biçimde görülse de 2008-2012 yılları aralığında idrak tamamen farklıydı. O yıllarda “Çin malı otomobil” denildiğinde akla ilk gelenler; düşük kalite, kaporta zayıflığı ve Euro NCAP benzer biçimde çarpışma testlerindeki başarısız sonuçlardı.
Chery, uygun fiyatlı bir alternatif olsa da Türk tüketicisinin “Ya parçası bulunmazsa?”, “Ya kaza yaparsam?” korkularını yenemedi. Bilhassa araç-gereç kalitesindeki yetersizlikler, markanın “ucuz fakat güvensiz” olarak etiketlenmesine niçin oldu ve ikinci el kıymetini dibe çekti.
Dağıtıcı sorunları ve rekabet

Markanın Türkiye’deki temsilcisi Mermerler Otomotiv ile Chery global yönetimi içinde yaşanmış olan vizyon uyuşmazlıkları da süreci hızlandırdı. Yedek parça tedariğinde yaşanmış olan gecikmeler ve servis ağının yeterince yaygınlaşamaması, halihazırda aracı satın alan kullanıcıları mağdur etti.
Kullanıcı şikayetleri web forumlarında çığ benzer biçimde büyüyünce, potansiyel alıcılar da markadan uzaklaştı. Ek olarak o dönemde Hyundai ve Fiat benzer biçimde markaların, benzer fiyat bandında oldukca daha güvenilir ve bilindik modeller sunması, Chery’nin rekabet şansını neredeyse sıfıra indirdi.
Kur ve vergi baskısı

Chery’nin çekilme sürecinin sonlarına doğru, Türkiye ekonomisindeki değişimler de etkili olmaya başladı. Döviz kurlarının yavaş yavaş yukarı tırmanması ve vergi sistemindeki değişimler, “ucuz otomobil” sloganıyla gelen Chery’nin fiyat avantajını kaybetmesine yol açtı.
Fiyat avantajını kaybeden, teknolojik olarak geride kalan ve emisyon standartlarına takılan marka için Türkiye macerasını sonlandırmak kaçınılmaz bir son oldu. Bugün ise karşımızda bambaşka, teknolojisiyle devlere kafa tutan bir Chery var.
Peki siz Chery’nin Türkiye’deki durumunu iyi mi yorumluyorsunuz? Mevzuyla ilgili yorumlarınızı bekliyoruz…



