Otomobil

“O Yıllarda Iyi mi Üretilmiş” Diyeceksiniz: General Motors’un 1958’de Ürettiği İlginç Otomobil: Firebird III

General Motors’un Firebird III adındaki 1958 senesinde ürettiği aracını daha ilkin duymuş muydunuz? Gelin tarihe damga vuran bu aracı tüm hatlarıyla ele alalım.

Uzay çağının yeryüzüne indirilmiş olduğu yıllara, 1958’e doğru keyifli bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? O dönemde General Motors‘un ürettiği fütüristik otomobil Firebird III yalnız bir ulaşım aracı değil, hem de insanoğlunun geleceğe dair kurduğu sınır tanımaz hayallerin dört tekerlekli bir kanıtıydı.

Jet uçaklarını çağrıştıran muhteşem tasarımı, roket bilimiyle otomotiv mühendisliğini harmanlayan yapısı ve bilim kurgu filmlerinden fırlamış şeklinde duran detaylarıyla bu konsept vasıta, bugün bile otomobil tutkunlarının nefesini kesmeyi başarıyor desek yalan olmaz.

Havacılıktan esin alan alışılmadık tasarım

General Motors mühendisleri, Firebird III modelini tasarlarken ilhamlarını direkt gökyüzünden aldılar. Aracın dış görünüşüne bakmış olduğunuzda bir otomobilden oldukça, asfaltta gitmek için hususi olarak tasarlanmış kanatsız bir cenk uçağı görüyorsunuz. Gövdesinde yer edinen yedi tane kısa aerodinamik yüzey ve âdeta bir roketi çağrıştıran kuyruk tasarımıyla bu efsanevi vasıta, devrin aerodinamik kurallarını baştan yazıyordu.

Çift baloncuklu kanopi tasarımı yardımıyla sürücü ve yolcu ayrı cam fanusların içinde gezi ediyor, bu da aracın fütüristik havasını zirveye taşıyordu. O yıllarda bu şekilde bir aracı yolda görmek, uzaylıların dünyayı ziyaret ettiğini düşünmek için son aşama kafi bir sebepti.

Direksiyon yerine tayyare kokpiti

2

Firebird III yalnız çarpıcı dış görünüşüyle değil, içinde barındırdığı öncü teknolojilerle de 1950’lerin oldukça ötesindeydi. Otomobile bindiğinizde karşılaşacağınız en şaşırtıcı detay, alıştığımız yuvarlak direksiyon simidinin bu araçta kesinlikle bulunmamasıydı. Sürücüler hızlanmak, fren yapmak ve araca yön vermek için iki koltuğun ortasında bulunan, “Unicontrol” adındaki bir tür joystick sistemini kullanıyordu.

Yalnız tek bir minik kolla koca bir aracı yönetme fikri, 1958 yılı için hakkaten inanılmaz bir vizyondu. Üstelik araçta günümüz otonom sürüş teknolojilerinin atası sayılabilecek, yola döşenen hususi kabloları okuyarak kendi kendine gitmesini elde eden bir otomatik rehberlik sistemi de bulunuyordu.

Gaz türbinli motor

2

Aracın kaputunun altında yatan güç de minimum dış tasarımı kadar etkisinde bırakan ve alışılmışın dışındaydı. General Motors, bu hususi modelde geleneksel pistonlu içten yanmalı motorlar yerine gaz türbinli bir motor kullanmayı tercih etti. Whirlfire GT-305 adında olan bu mühendislik harikası motor, araca hem çok büyük bir güç sağlıyor hem de o ikonik jet motoru sesini yollara taşıyordu.

Normal olarak bu kadar gürültülü ve değişik bir motor tipi o yıllarda seri üretim için oldukça ergonomik yada ekonomik değildi sadece Firebird III’ün aslolan amacı yolları doldurmak değil, General Motors’un teknoloji ve tasarımda ne kadar ileri gidebileceğini tüm dünyaya göstererek âdeta bir beden gösterisi yapmaktı.

Geçmişte tasarlanan gelecek

2

Bugün geriye dönerek baktığımızda, General Motors’un 1958’de ürettiği bu fütüristik otomobil, tozlu raflarda kalmış eski bir konsept olmanın oldukça ötesinde devasa bir anlam taşıyor. Firebird III, otomotiv tarihindeki en yürekli denemelerden biri olarak kayıtlara geçerken, günümüzdeki otonom sürüş teknolojilerine ve aerodinamik tasarımlara seneler öncesinden ışık tuttu.

Bir ihtimal bu jet görünümlü otomobiller hiçbir vakit seri üretime geçip evlerimizin garajlarını süslemedi fakat otomobil dünyasında hayal kurmanın, sınırları zorlamanın ve geleceğe inanmanın ne kadar mühim bulunduğunu bizlere oldukça güzel bir halde hatırlattı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu