Mobil

Bir Neslin Rüyalarına Girerdi: Hepimizin Hayatında Yer Edinmiş 5 Antenli Telefon

Zamanında anteniyle fazlasıyla havalı görünen bu antenli telefonlar, bir neslin hayallerini de süslüyordu.

Değişen teknolojinin hızına yetişmek neredeyse imkânsız hale gelse de kimi zaman arkamıza yaslanıp o eski güzel günleri anımsamak hepimize iyi geliyor. Dokunmatik vizyonun, yüz tanıma sistemlerinin ve suni zekanın olmadığı, telefonların bir tek “alo” demek ve ileti atmak için kullanıldığı o saf dönemlerin başrolünde kesinlikle antenli telefonlar vardı.

Pantolon ceplerine sığmayan, kemere takılan kılıflarla taşınan ve çekim gücü artsın diye kimi zaman anteni uzatılan o cihazlar, bir neslin yazışma alışkanlıklarını kökten değiştirdi. Gelin, hepimizin hafızasında silinmez izler bırakan o efsanevi antenli telefonları beraber yâd edelim.

Ericsson GH 688

Bir devrin “makam telefonu” olarak nam salan Ericsson GH 688, sağlamlığı ve ciddiyetiyle hafızalarımıza kazındı. Simsiyah gövdesi, tuşlarının o kendine özgü sert basış hissi ve doğal ki tepesindeki o heybetli anteniyle tam bir klasikti. O denli sağlamdı ki halk içinde düşse kırılmaz, hatta düşmüş olduğu yeri kırar şakaları yapılırdı. İş dünyasından öğrencilere kadar geniş bir kesime ulaşsa da GH 688’in masaya konuluşunda daima ağırbaşlı bir hava vardı.

Anteni durağan(durgun) olsa da o antenin varlığı telefona fazladan bir “teknolojik güç” imajı katıyordu. Ufak ekranına tek satırlık mesajlar sığdırmaya çalıştığımız, şarjı günlerce giden bu efsaneleşmiş, antenli telefon denince akla gelen ilk “takoz” modellerden biri olarak tarihteki yerini aldı.

Nokia 5110

2

Eğer 90’ların sonu ve 2000’lerin başlangıcında bir cep telefonu sahibiyseniz, yolunuzun Nokia 5110 ile kesişmemiş olma ihtimali neredeyse sıfırdır. Bu telefon bir tek bir yazışma aracı değil, hem de kişiselleştirilebilir kapaklarıyla bir moda ikonuydu sadece onu aslolan efsaneleşmiş icra eden, sol üst köşesindeki o kısa ve küt anteniydi. Telefonu cebinize koyduğunuzda o anten kesinlikle dışarıda kalır, varlığını her an hissettirirdi.

Doğal ki 5110 denilince anteninden sonrasında akla gelen ilk şey meşhur yılan oyunuydu. Anteni yardımıyla çekim gücü mevzusunda bizi pek üzmeyen bu model, sağlamlığı ve uygun fiyatıyla Türkiye’de en oldukca satan ve “halk telefonu” unvanını sonuna kadar hak eden ender cihazlardan biri oldu.

Motorola StarTAC

2

Antenli telefonlar dünyasının en havalı, en karizmatik üyesi kesinlikle Motorola StarTAC modelidir. Kapaklı telefon tasarımının atası sayılan bu aygıt, Hollywood filmlerinden fırlamış benzer biçimde duran tasarımıyla herkesi kendine fanatik bırakırdı. StarTAC’ı ötekilerden ayıran en büyük özellik ise anteninin dışarıya doğru uzatılabilir olmasıydı.

Öteki telefonlara nazaran daha ince ve zarif yapısı yardımıyla bilhassa iş insanları ve teknolojiyi yakından takip edenler için bir statü sembolüydü. StarTAC, antenin bir tek teknik bir parça değil, hem de tasarımın ve kullanım ritüelinin bir parçası olabileceğini kanıtlayan hususi bir cihazdı.

Alcatel One Touch Easy

2

Rengarenk renk seçenekleri ve tombik tasarımıyla gençlerin gözdesi olan Alcatel One Touch Easy, antenli telefonlar içinde en sempatik olanıydı. Ele tam oturan kavisli yapısı ve tepesindeki kalınca, yuvarlak uçlu anteniyle sanki bir uzaktan kumandayı çağrıştırıyordu. Bu telefonun en büyük yaşam kurtarıcı özelliği ise bataryası bittiğinde standart kalem pillerle de çalışabilmesiydi. Şarj aletini unuttuğunuzda bakkaldan alacağınız pillerle telefonu hayata döndürebilmek, o dönem için inanılmaz bir inovasyondu.

Anteni oldukça belirgin ve gövdeye entegre bir parçaydı, bu da telefona fazladan bir dayanıklılık katıyordu. Birazcık kaba görünse de sunmuş olduğu renk alternatifleri ve o ikonik anten yapısıyla neşeli ve ergonomik bir telefon olarak hayatımızda yer edindi.

Ericsson T10s

2

Ericsson’un kapaklı telefon furyasına katmış olduğu en şık modellerden önde gelen T10s, renkli gövdesi ve alt kapağıyla tam bir tasarım harikasıydı sadece bu telefonun silüetini belirleyen aslolan unsur, yan tarafında bulunan o yassı ve geniş anteniydi. Öteki telefonların aksine çubuk şeklinde değil daha yassı bir forma haiz olan bu anten, T10s’e fütüristik bir hava katıyordu. Kapağı açıp konuşmaya adım atmak oldukça keyifliydi fakat o dönemde bu modelin en oldukca konuşulan yanı kimi zaman kapağın çatlaması ve antenin cepte takılmasıydı.

Gene de turkuaz, mor ve sarı benzer biçimde canlı renkleriyle gri ve siyah telefonların egemen olduğu piyasaya renk getirmeyi başardı. O yassı anteni ve tuş ekibi kapağıyla T10s, antenli telefon devrinin kapanmadan önceki en güzel duyu son temsilcilerinden biriydi.

Peki sizin için efsaneleşmiş olan antenli telefon hangisiydi? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu