Oyun

Crimson Desert İnceleme: “Senenin ‘En Büyük’ Oyunlarından Biri”

Senelerdir beklenen ve 2026’nın bir tek bütçe değil, içerik anlamında da ‘en büyük’ oyunlarından önde gelen Crimson Desert’ı inceledik.

Yalan söylemeyeceğim, son yıllarda ardı arkası kesilmeyen açık dünya oyunlarından sonrasında zamanında bir oturuşta bitirdiğimiz, hikâyesinde akıp gittiğimiz o lineer oyunları hakkaten özledim. Hatta o şekilde zamanlar oldu ki uçsuz bucaksız açık dünya oyunlarına korkar gözle bakmaya başladım. İş ve hususi hayata zor yetiştiğim günlerde bu türden oyunlara başlamaktan bile çekinir hâle geldim.

Sonrasında bir kırılım oldu. Red Dead Redemption 2 ve The Legend of Zelda: Breath of the Wild şeklinde oyunlar aslen bu uçsuz bucaksız açık dünyaların iyi şekilde doldurabildiğinde bizlere başka evrenlerin kapılarının yorucu olmayan bir halde açılabileceğini gösterdi. Bunu her oyun başaramadığı için bazılarında kaybolduk, bazılarına girmeye bile korktuk, bazılarında ise yüzlerce saatimizi geçirdik. İşte Crimson Desert‘ın ilk kez duyurulduğu andan beri hissettiğim de tam olarak buydu. Neredeyse her oyundan bir mekaniğe haiz şeklinde görünen ve daha ilkin Black Desert şeklinde bir MMO yapmış firmanın ellerinden gelecek bu oyun hangi noktada konumlanacaktı?

Haritasını topyekün dolaşmanız yüzlerce saat alacak

Crimson Desert’ın haritası The Elder Scrolls V: Skyrim ve Red Dead Redemption 2 şeklinde haritaları fazlasıyla büyük olan oyunlarla kıyaslandığında aşağı yukarı 2-3 kat daha büyük bir haritaya haiz. Pek doğal büyük harita başlı başına bir anlam ifade etmiyor. Crimson Desert bu aşamada bana kalırsa azca ilkin kıyasladığım oyunlara kıyasla kafi kaliteli içeriğe haiz değil. Bakın, hakkaten yapabileceğiniz fazlaca fazla şey var fakat bu içeriklerin verdiği doyum, tazelik ve kalite kesinlikle saydığım oyunlar kadar üst seviyede değil. Fakat bunu kesinlikle fena olarak da algılamayın. İncelemenin ilerleyen kısımlarında bu kısmı daha detaylı ele alacağım.

Hâl bu şekilde olunca benim şeklinde bu biçim oyunların haritasını temizleye temizleye ilerleyen biri bile bir noktadan sonrasında o ince işçiliği, o kaliteyi arıyor ve yorulmaya başlıyor. Aslen buradaki içeriklerin doygunluğunu ve hikâyelerini oyunun hikâye kısmına değinirken ele alacağım fakat bu biçim oyunlarda yaptığınız şeylerin dünyaya, hikâyeye ve bilhassa de o evrene tesir etmesini istersiniz. Crimson Desert bu mevzuda ne fazlaca iyi ne de fazlaca fena. Oynarken oyunun başlangıçta bir MMO olarak geliştirildiğini fakat sonradan tek oyunculu bir oyuna evrildiğini hissediyorsunuz.

Daha iyi bir hikâye anlatımı olması imkansız mıydı?

Crimson Desert İnceleme

Pek çoğumuz Crimson Desert’ın mekaniklerine ve oynanışına dair videolar düşmeye başladığında oyunun hikâye mevzusunda iyi olup olamayacağını sorgulamıştık. Benim de oyuna başlamadan ilkin en fazlaca merak ettiğim şeylerden biri buydu. Hikâyeden özetlemek gerekirse bahsederek başlamış olalım. Ana karakterimiz Kliff, Gri Yeleli yoldaşları ile bir arada olduğu bir gecede yeminli düşmanları Kara Ayılar’ın yıkıcı pususuna kurban gider. Kara Ayılar, Gri Yeleliler’in birçoğunu ya öldürür ya da kıtanın dört bir yanına savurur. Oyun bu olayın derhal peşinden başlıyor ve Kliff olarak Gri Yeleli dostlarımızı Pywel kıtası süresince arama yolculuğuna koyuluyoruz.

Hikâye anlatırken bile etkisi altına alan değil ve oyunun ilk 10 saatinde bir kere gördüğümüz karakteri tekrar görmüyoruz. Bu aşamada sık sık yan görevlerle vaktimi geçirdim -ki bu kısma birazdan değineceğim- ve bu ana hikâyeden daha da kopmama niçin oldu. Aslen oyunun sinematik anlatımı ve ara sahneleri bence oldukça standartların üstünde fakat hikâyede uzun bir süre ciddi anlamda vurucu ve büyük bir gizem yaşanmıyor. Spoiler vermemek için belirtemiyorum fakat bir eşiği geçmenizin peşinden hikâyedeki karakterler yerli yerine oturuyor ve artık nihai amacımızı daha iyi kavrayabiliyoruz. Gene de büyüklüğü ile kıyaslandığında Crimson Desert’ın rakip olarak koyabileceğimiz oyunların yanına yakışan bir hikâyeye ne yazık ki haiz olmadığını düşünüyorum.

Her türden göreve hazır olun…

Crimson Desert İnceleme

Crimson Desert’ın dünyasında yapabileceğiniz hakkaten fazlaca fazla şey var… Hakikaten fazlaca fazla. İster pokere benzeyen fakat garip kesimli tahtalardan oynanan kumarda takılın, ister yumruk dövüşlerinde hünerlerinizi sergileyin. Yetmedi mi? Okçuluğunuzu, mızrak hünerlerinizi, kılıç yeteneklerinizi ve en önemlisi de zekânızı gösterebileceğiniz fazlaca fazla içerik var. Crimson Desert’ı oynarken yer yer Red Dead Redemption 2, yer yer ELDEN RING, yer yer Kingdom Come: Deliverance II oynuyormuşum şeklinde hissettim. Zelda’ya değinmiyorum bile. Adım attığınız her köşe başlangıcında ne olursa olsun daha ilkin oynadığınız bir oyunda tanık olduğunuz bir etkinlik, yan vazife yada bir tek oynanış mekaniğiyle karşılaşabiliyorsunuz. Ve emin olun her biri olabildiğince sorunsuz, olabildiğince kaliteli hissettiriyor.

Baskın yaptığınız bir eşkıya grubundaki rastgele bir eşkıyanın üstünden gömü haritası bulabiliyor, tıpkı Red Dead Redemption 2’de olduğu şeklinde hiçbir yönlendirme olmadan, tamamen görsel hafızanızla hazineyi arayabiliyorsunuz. Zelda’da olduğu şeklinde aşılamayacağını düşündüğünüz pek fazlaca engeli yaratıcılığınızla aşabiliyor, ELDEN RING’de olduğu şeklinde oyundaki boss’larda ecel terleri dökebiliyorsunuz. Kimi zaman bir tek zamana duyarlı etkinlikler yada o an orada olduğunuz için yaşanmış olan vakalarda da Assassin’s Creed oyunlarının esintisi var.

Şafak saatlerinde görevim için atımın üstünde şehirden yolculuğa başlarken, kent surlarının birazcık ilerisinde dilenen ve benden sadaka vermemi isteyen bir dilenciyle karşılaştım. Dilenciye sadaka vermemin peşinden bana kör bulunduğunu, gözlerinin bir tek ışığı seçebildiğini ve her gece eliyle gösterdiği dağın yamacından bir ışık süzmesinin gözlerine takıldığından bahsetti. Oraya gittiğinizde ne işe yaradığını söylemeyeceğim fakat bir tek atınızdan bir anlık inip dilenciye verdiğiniz sadaka bile oyunda karşılaşabileceğiniz şeylere dair güzel bir özet oldu diyebilirim.

Oyunun birçok ana vazife ve yan görevler arasındaki ilerleme mantığı da boss’lar üstünden gerçekleşiyor. Genel olarak büyük bölge baskınları haricinde oyunda zorlandığım bir yer hatırlamıyorum fakat boss’lar minimum souls oyunları kadar -hatta bazıları fazlaca daha fazla- zorluğa haiz, bu yüzden belli başlı görevlere gitmeden ilkin grind yapmanız gerekiyor. Şu demek oluyor ki ya bölgedeki öteki görevleri tamamlayacaksınız ya da daha iyi ekipmanlara haiz olacaksınız.

Harp alanında uzmanlığınızı siz seçiyorsunuz

Crimson Desert İnceleme

Oyunun en keyifli kısımlarından biri kesinlikle oynanış. Ana karakterimiz Kliff, tercihinize bağlı olarak kılıç-kalkan, tek elli kılıç, balta, yay ve benzeri birçok değişik silahı kullanabiliyor. Üstelik bunun için oyunun herhangi bir safhasında seçim yapmanıza gerek yok. Oyun bu mevzuda özgürlüğü tamamen size bırakıyor. Beceri ağacından hangi oynanış stili ve kabiliyetler size uygun geliyorsa yeteneklerinizi o alana yoğunlaştırabilirsiniz. İster mermi hızında oklar fırlatan bir okçu olun, ister önünüze çıkanı kılıcına oturtacak bir savaşçı… Burada herhangi bir engelleme yok sadece beceri açmak ve geliştirmek sandığınız kadar kolay değil.

Oyunda mühürlenmiş abis eseri adında olan bir eşya bulunuyor. Bu eşyayı beceri puanı olarak düşünebilirsiniz sadece elde etmesi kolay değil. Haritanın pek fazlaca noktasına serpiştirildiği şeklinde, boss’ları yenerek ve bulmacaları tamamlayarak edinebiliyorsunuz fakat haiz olmanız onu öylece kullanabileceğiniz anlamına gelmiyor. Her birinde sınırlarınızı zorlayacak bazı meydan okumalar bulunuyor. Bu meydan okumayı tamamladığınız takdirde kullanılabilir hâle geliyor. Şu demek oluyor ki oyun bu sayede sizi oynanışta da çeşitliliği denemeye itiyor bu sebeple kimi zaman sırf o meydan okuma için mızrak ile 30 saniyede 30 hücum gerçekleştirmeniz gerekiyor, bazense 5 saniyede 3 suikast… Burada yer yer beni delirten meydan okumalar olsa da mekanik olarak oyuna fazlaca güzel yedirildiğini söylemem gerek.

Doğal ek olarak burada oyunun fazlaca sevdiğim bir mekaniği devreye giriyor. Oyun dünyasında yer edinen neredeyse her şey için bir “öğrenme” mekaniğine haiz. Bu mekaniği basitçe özetlemek gerekirse, mesela açmak istediğiniz bir beceri var fakat beceri puanı olarak kulllanacağınız abis eserinin mührünü kaldıracak meydan okumayı tamamlayamıyorsunuz. Eğer bu kabiliyeti kullanan bir düşman yada bir NPC görürseniz, onun o kabiliyeti kullanışını incelediğinizde (evet, bunun için bile bir mekanik var) o kabiliyeti öğrenebiliyorsunuz. Bu mekanik bir tek kabiliyetlerle sınırı olan değil. Oyunun dünyasında yer edinen canlılar, bitkiler, yemekler, tarifler ve aklınıza gelebilecek neredeyse her şeyde bu öğrenme mekaniği büyük rol oynuyor.

Ah şu manzaralar…

Crimson Desert İnceleme

Crimson Desert bakmış olduğunuzda fotorealistik grafiklere haiz değil. Evet günümüze kıyasla iyi seviyede grafikleri var fakat bununla beraber kendine özgü bir stilizeye haiz. Aslolan cevher ise grafiklerinden ziyade dünyasında. Kimi zaman o şekilde manzaralara denk geliyorsunuz ki durup bir ekran görüntüsü almaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz.

Doğal iş yüz, mimik ve dudak senkronizasyonuna ulaşınca ne yazık ki övebileceğim bir iş yok ortada fakat hikâye ve karakterlerin orta derece oluşu da bunda büyük etken şeklinde. Tahminim o ki Pearl Abyss’in öncelikleri ve yatırımlarında bu noktalar çokça aşağıdaydı ve oynarken ne yazık ki bunu hissediyorsunuz.

Optimizasyon ve Türkçe dil desteği

Crimson Desert İnceleme

Kim bilir biz Türk oyuncular için en mühim iki maddeden bahsetmezsek olmaz. Pearl Abyss’in Crimson Desert’te kullanmış olduğu BlackSpace Engine, bugün bilhassa de grafik/optimizasyon denkleminde öve öve bitiremediğimiz Decima şeklinde motorların yanında uzun süre kendinden bahsettirecek cinsten. Bu denli büyük -gerçek anlamda büyük- bir oyunun, bu kadar iyi çalışıyor olması beni de hayrete düşürdü. Oyun hakkaten performans ve optimizasyon anlamında zirve diyebileceğim bir noktada. i5-12400F işlemci ve RX 6700 XT ekran kartına haiz PC’mde FSR ve Frame Generation açıkken 2K çözünürlükte 80-90 FPS civarı bir performans aldım ki bu, haiz olduğum konfigürasyonu Crimson Desert şeklinde bir oyun ile yan yana koyduğunuzda hakkaten iyi.

Türkçe dil desteği tarafında da beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacak bir iş çıkarılmış. Tercüme sekiz Türk çevirmen tarafınca yapılmış ve şahsen oyunda geçirdiğim süre süresince küçücük hatalar harici -birçoğunu bildirdik ve düzeltildi- herhangi bir tercüme hatasıyla karşılaşmadım. Bilhassa de böylesine büyük ve yüzlerce saat geçireceğiniz bir oyunun Türkçe dil desteğiyle gelmesi hakkaten büyük nimet.

Netice: Crimson Desert bu senenin en iddialı oyunlarından biri

Crimson Desert İnceleme

Aslen incelemede değinemediğimiz -spoiler ve NDA gereği- noktaların haricinde anlatmak isteyip de anlatamadığım pek fazlaca detay var fakat şu ana kadar okuduysanız, oyunu oynayıp oynamama mevzusunda karar vermenize kafi gelecek düzeyde informasyon sahibi olduğunuzu düşünüyorum.

Gene de bir çok gece sizleri uykusuz bırakacak, “haritanın birazcık da burasını temizleyeyim” diyerek yüzlerce saatinizi geçireceğinizi düşündüğüm Crimson Desert, içinde bu kadar fazla mekaniği bu kadar iyi barındırmasından dolayı ne olursa olsun edinim etmeniz icap ettiğini düşündüğüm bir yapım olmuş. Özetle denenmemişi denemiyor fakat denenenleri fazlaca güzel bir tarifle bir araya getiriyor.

Başka araştırmalarda görüşmek suretiyle. Sağlıcakla kalınca.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu