F1 Araçları Tüm Sürem Süresince Iyi mi Dünyayı Dolaşıyor?

Formula 1 yarışları bizlere birkaç saatlik sürüş heyecanı sunuyor olsa da, takımlar yarış hafta sonlarının haricinde kalan sürede görkemli bir savaşım veriyor. Meydana getirilen lojistik planlamalar derslere mevzu olabilecek cinsten.
Motorsporlarının zirvesi olarak kabul gören Formula 1, makine düzeniyle çalışan pit ekiplerinin, süratli otomobillerin ve her an birbiriyle savaşım eden takımların akla geldiği, hafta sonlarını şenlendiren bir etkinlik olarak biliniyor. Pistin haricinde ise takımlar, birbirlerinden fazlaca zamana karşı yarışıyor.
Formula 1 takımlarını oluşturan yüzlerce çalışanın, milyonlarca dolara üretilen otomobillerin, her biri hususi olarak yapım edilmiş ekipmanların taşınması için devasa bir lojistik mücadelesi gerçekleştiriliyor. Hatta yarış takvimleri de temelde lojistik göz önüne alınarak hazırlanıyor.
Bilmemiz ihtiyaç duyulan iki kavram: Avrupa yarışı ve Flyaway yarış
Formula 1 takviminde yer edinen yarışları teknik olarak iki ayrı gruba ayırabiliriz. Bu gruplardan ilki, genel olarak mahalli ya da Avrupa yarışları denilen ve Avrupa kıtası ile yakın çevresinde koşulan etaplardan oluşan grup. Flyaway adlı ikinci grupta ise Avrupa kıtası haricinde kalan tüm yarışlar yer ediniyor.
Avrupa Yarışı adında olan etaplar, sezonun ortasında yer alır ve baharda başlayıp genel anlamda sonbahara kadar uzanan bir dönemde gerçekleştirilir. Yazları meydana getirilen **Kanada Grand Prix’**i haricinde Avrupa yarışları peşpeşe olur.
9 aylık bir süreye yayılacak olan 2021 sezonunda 23 değişik yarış yapılacak. Tam 5 değişik kıtada yarış gerçekleştirilecek. Averajda her 2 haftada bir yarış göreceğimiz bu zamanda hiçbir aksaklık yaşanmaması için takımlar var gücüyle çalışacak.
Formula 1 demek, asla durmamak demek

Averaj bir Formula 1 ekibi, ana ekibe destek olan yada tek yarışlık çalışan çalışanları kenara koysak bile 80 kişiden oluşur. Bu kadar insan yeri ulaştığında yedi gün arayla bambaşka bir ülkeye gider. Üstelik bu ekibin yolculuklarının planlanması işin en kolay kısmıdır: Sonuçta bir tane Boeing 737‘ye tüm ekibi sığdırıp bir ülkeden diğerine uçabilirsiniz.
Takımların yarışlarda kullandıkları merkezler olan ve motorhome da denilen yapılar ise işin bir başka boyutudur. Parası bolca olan ekiplerden Red Bull Racing’in bu prefabrik binası tam 3 katlıdır ve içinde ofisler, salonlar, merkezler bulunur. Tüm bu yapılar 2 günde kurulur ve 1 günde sökülür.
Yarış esnasında kullanılan ekipmanlar, tekerlekler, yakıtlar ve öteki tüketim malzemeleri de lojistik görevinin bir parçasını oluşturur. Bu parçaların hangi sırayla taşınacağı bile büyük ehemmiyet arz eder. Hatta daha yarışlar başladığı anda bazı çalışanlar, artık o hafta sonu gereksinim olmayacak ekipmanları taşınmaya yapmaya ve yapıları sökmeye adım atar. Kişisel olarak Formula 1’de en fazlaca yıllarını bu spora verip yarışları neredeyse asla izleyemeyen bu çalışanlara üzülürüm.
Avrupa: Formula 1’in kendi mahallesi ya da işin kolay kısmı

Formula 1 takımlarının tamamı ya Birleşik Krallık ya da Almanya’da bir merkeze haizdir. Bu merkezlerden yarışlara hususi tırlarla seyahat yapılır. Kara yolu taşımacılığı, öteki alternatiflere gore devamlı daha tercih edilesidir. Mesafelerin de görece kısa olması işleri daha da kolaylaştırır. En uzak iki pist arasındaki mesafe ortalama 1600 kilometredir, ki bu mesafe İstanbul-Şırnak arası mesafe kadardır.
Formula 1 tırları bu mesafeleri asla durmadan kat ederler. Bunun için de tırların her birine üç sürücü atanır. Her sürücü kendi vardiyasında 8 saat direksiyon sallarken öteki iki sürücü dinlenme modundadır.
Perşembe gününe kadar takımlar kurulumlarını tamamlar, yarışlar gerçekleştirilir ve sonrasında da bir sonraki yarış için yola çıkılır. Bir piste yarıştan 2 saat sonrasında giderseniz sanki asla yarış yapılmamış, birkaç saat ilkin orada binlerce çalışan ve devasa ofisler yokmuş şeklinde gözükür.
Flyaway yarışlar: Şimdi ortalık karışır

Avrupa yarışları, daha ilkin de dediğimiz şeklinde işin kolay kısmıdır. Kıta haricinde meydana getirilen yarışlar ise gerçek bir lojistik meydan okumasıdır. Hatta şöyleki dersek daha iyi anlaşılabilir: Flyaway yarışların bir kısmı için ekipmanlar çoktan yola çıktı.
Sürem içinde Formula 1 araçları, lastikler ve bazı yan ürünler değişim gösterebilecek olsa da takımlar ofis sandalyelerini, masalarını vs değiştirmekle uğraşmazlar. Bu tür büyük, taşınması elzem olmayan ve araçları direkt etkilemeyecek ekipmanlar konteynırlara doldurulur. Sonrasında da bu konteynırlar gemilerle belirlenmiş olan yarışlara götürülür.
AliExpress’ten parasız standart kargo ile bir şeyler almış olan her insanın bilmiş olduğu şeklinde vapur ile bir şeylerin bir yerden bir yere taşınması oldukça uzun sürer. Bu yüzden takımlar, tam 5 değişik seti gemilerle taşımaya adım atar. Bu setler genel anlamda bir kez senenin başlangıcında, bir kez de senenin sonunda kullanılır. Örnek vermek gerekirse geçtiğimiz yıllarda Singapur yarışında kullanılan set sonrasında Brezilya’ya Sao Paolo’ya gönderiliyordu.
Uçakları kimse kullanmıyor mu?

Elbet Formula 1’in lojistiğinde uçaklar da mühim rol oynuyor. Yarış ekipleri için eleştiri öneme haiz olan bilişim ekipmanları, bilgisayarlar, elbet ki otomobil şaseleri, motorları, kanatları, tekerlekleri bazı paletlere yükleniyor. Her takımın toplamda 3 tane mühim ekipman paleti bulunuyor. Paletlere yüklenen ekipmanlar, Formula 1 yönetimi ve ana lojistik sponsoru DHL’in uçaklarıyla taşınıyor.
Bu uçaklarda kullanılan paletler ve taşıma kasaları da hususi tasarımlardan oluşuyor. En küçük bir boşluk bile kalmasın, ekipmanlar en efektif şekilde taşınabilsin diye tasarlanan kasalar, içeride bulunan motor şeklinde parçaların da sarsılmaması için alınmış önlemlerle doludur.
İnsanların taşınması mevzusu ise birazcık daha değişik oluyor. Genel anlamda ekip sahipleri, mühim yöneticiler ve pilotlar hususi uçaklarla yarış biter bitmez yola koyuluyor. Çalışanlar ise tarifeli uçaklarla gezi ediyor. Bilhassa Çin şeklinde ülkelere meydana getirilen seyahatler, çalışanların her an koşturmasını gerektiriyor.
Formula 1’de bu yıl, geçen sürem yapılamayan yarışlarla beraber toplam 23 yarış gerçekleştirilecek. Mücadelede yer alacak 10 ekip şimdiden lojistik çalışmalarına başlamış durumda. Önlerinde ise oldukça sıkıntılı bir sürem bulunuyor.
Formula 1’den İlginç Lojistik Detayları

- Her yarışta ortalama olarak 2000 tonluk ekipman taşınmaktadır. Bu da ortalama 240 filin ağırlığına eşittir.
- Sürem süresince 132 bin kilometreye yakın mesafe kat edilir. Ekvatorun 3 katından fazla bir mesafe aşılmış olur.
- Yarış ekiplerinin bir tek bilgisayarlarının toplam ağırlığı 10 tonu bulur.
- Gösterim ekipmanları ise averajda 150 tonluk bir yük yaratmaktadır.
- Uçaklarla kargolanan ekipmanlar devamlı için en pahalı ya da en kıymetli parçalar olmaz, çoğu zaman bir sonraki yarış bölgesine ilk gitmesi ihtiyaç duyulan ekipmanlar uçaklara yüklenir.



