Sinema

Cem Yılmaz’dan Organize İşler 2: Sazan Sarmalı Açıklaması

Türkiye’yi güldüren adam Cem Yılmaz, Organize İşler’in Netflix’te yayınlanmasına şaşırdığını belirtti.

Hemen hemen vizyondaki ikinci haftasına girmişken aniden Netflix’e satılarak büyük şaşkınlık yaratan Organize İşler 2: Sazan Sarmalı hakkında bir izahat da Cem Yılmaz’dan geldi. Yılmaz, durumdan daha ilkin haberdar olmadığını ve kendisinin de duruma şaşırdığını belirtti.

Meşhur güldürmen, sevgilisi Defne Samyeli ile gittiği bir avmsinin çıkışında kısa bir röportaj gerçekleştirmiş oldu. Cem Yılmaz, kendisine filmin Netflix’e satılmasıyla ilgili sorulan soruya şöyleki cevap verdi:

“Benim de haberim yoktu, ben de görünce şaşırdım. Benim filmlerim beyaz perdede gösterime girecek. Benim o şekilde bir düşüncem yok.”

Geçtiğimiz günlerde Karakomik Filmler’in gişe tarihinin bahara ertelendiğini duymuştuk. Görünen o ki Cem Yılmaz’ı sevenler bir süre daha beklemek durumundalar.

https://www.youtube.com/watch?v=0tVHOvvQXQs

Gelelim bir başka dikkat çeken gelişmeye… Organize İşler: Sazan Sarmalı’nın Netflix’e satılması sonrasında beyaz perde dünyası tekrardan kaynamaya başladı. Beyazperde Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) üyeleri, filmin yapımcısı BKM’ye ve dağıtımcı CJ Entertainment’a karşı dava açmaya hazırlanıyor.

Cem Yılmaz’dan Organize İşler’in Netflix’e Satılması Hakkında Açıklama

Beyazperde Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) üyeleri, cumartesi günü muhteşem toplantı yapmış oldu ve süreçten duyulan hastalık sonrasında dava açacaklarını resmen belirttiler.

SİYAS’ın açıklaması şu şekilde:,

Ulusal basınımıza ‘Türk Sinemasında devrim’ başlığı ile yansıyan bu gelişme, Türk sineması için devrim değil bir darbedir. Çıkan yasanın yaptırımlarının altı ay ertelenmiş olması sebebiyle bazı yapımcı firmalar, sezonun en yüksek gişe beklentili filmlerini belirsiz bir tarihe ertelemiş ve bu da sektörde büyük bir düşüş ve ekonomik krize niçin olmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Kültür ve Gezim Bakanımızın Türk Sinemasının gelişimi için bizzat tam destek verdiği bu zamanda yaşanmış olan durum, yalnız gişe kaybı değil ülke sinemasına vereceği hasar sebebi ile ulusal menfaatlerimiz açısından bir yapımcının kar-zarar perspektifini fazlaca aşan boyutta, büyük bir risktir.

Benzer bir travmanın yine yaşanmaması için kanun yapıcının dünyadaki mevcut örneklerdeki benzer biçimde süre sınırı getirmesini bekliyoruz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu