Gözden Kaçırdığınız 10 Muhteşem Bilim Kurgu Filmi!

Beyaz perde dünyası bu yıl da fazlaca hareketliydi, son yıllarda ilginin gittikçe arttığı bilim kurgu türüne dair pek fazlaca film izledik. Sadece bir filmin duyulması için ihtiyaç duyulan meşhur oyuncular, yüksek bütçeler şeklinde şartlara uymayan seyir zevki yüksek yapımlar da var.
Film izlemeyi seviyor ve beyazperde dünyasını elinizden geldiğince yakından takip etmeye çalışıyorsanız, bilim kurgu türündeki filmlerin her geçen gün daha kaliteli olduklarını görmüşsünüzdür.
Hatta bilim kurgu genel olarak gerilim ve korku çeşitleriyle eşleştirilirken, artık aksiyon, serüven ve güldürü türlerine dair birliktelikler de görüyoruz. Bu yıl beyazperde salonlarının büyük çoğunluğunda yer almayan ve seyretmekten keyif alacağınız, birbirinden güzel filmleri sizin için listeledik.
Merak etmeyin, her zevke uygun bir film var. Hazırsanız başlıyoruz:
The Bad Batch:
Başrolünde Jason Momoa’yı gördüğümüz bu yapım, kıyamet sonrası dünyadaki acımasız bir hayatta geçiyor. Çaresiz kalan bir hanımla bir araya gelen seyyah ruhlu bir insanın öyküsünü mevzu alıyor. Ayrıca John Wick ile yine adından söz ettiren efsanevi erkek oyuncu Keanu Reeves, filmimizde kötü karakter rölünde. İzlemeye kıymet.
Marjorie Prime:
Jon Hamm ve Geena Davis de dahil olmak suretiyle yıldızlardan oluşan oyuncu ekibi göz kamaştırıyor. Suni zekaların geliştikçe insanlığa iyi mi fayadalarının dokunacağına değiniyor. Elbet rahatsız edici kısımları ve filmin gerilim rüzgarlarını size bırakıyoruz.
It Comes Night:
Bir çok film size mümkün olduğunca fazlaca şeyi göstermeyi severken, bu film onlardan değil. Muhtemelen apokaliptik bir vakadan sonrasında ormanda yalnız yaşayan bir ailenin mücadelesi mevzu alınıyor. Zaman içinde başka bir aileyle yolları kesişiyor. Niçin yalnızlar ve korktukları şey ne? İzleyin kendiniz görün.
The Discovery:
Netflix yapımı olan The Discovery, senenin en büyüleyici filmlerinden birisi. Bilim adamları, diğer dünyanın gerçek bulunduğunu ve vahiylerin her şeyi ve herkesi değiştirdiğini ispatlıyorlar. Film, bu çekici fanteziyi büyük bir ciddiyetle işliyor ve anlattığı karanlık öykü sizi yerinize mıhlıyor.
Sleight:
Bu yıl görülmeyen en garip süper kahraman filmi Sleight olsa gerek. Değişik süper güçleri olan ve ailesini ailesini bir arada tutmaya çalışan genç bir insanın hikayesi işleniyor. Başroldeki Jacob Latimore’nin bu film ile ünlendiğini belirtelim.
Your Name:
Orijinali Japonya’da gösterilen bir animasyon filmi, Lost dizisinin yapımcısı J.J. Abrams tarafınca yine ele alındı. Geceleri, şuur değiştirerek gizemli bir halde kaybolan iki çocuğun öyküsü anlatılıyor. Vaka örgüsü tüm dünyanın bu durumdan etkilenmesiyle devam ediyor.
Okja:
Bu film sizi vejeteryan yapabilir. Büyük fakat sempatik canavar arkadaşını et üreten dev şirketlerin elinden kurtarmak için dünyayı dolaşan genç bir kızın hikayesi anlatılıyor. Filmimizde The Walking Dead dizisinden tanıdığımız Steven Yeun da rol alıyor. Değişik film doğrusu.
mother!
Bu film hepimiz için değil, eğer sizin için bulunduğunu düşünüyorsanız unutmanız kolay olmayacak. Dev oyuncu ekibiyle dikkatleri üstüne çekse de beklediği gişe başarısına ulaşamadı. Sadece bizi gişeler değil, kalite ilgilendiriyor. Kaçırmayın.
Colossal:
Açıkçası bu filmi listeye bir üsttekini seyredip de etkisinden kurtulmak isteyenler için koyduk. Colossal, Oscar ödüllü aktrist Anne Hathaway’i, kazara Kore’yi terörize eden devasa bir canavardan kurtaran bir karı rolüne sokuyor. Bilim kurgu ve güldürü türünü sevenler için nadir yapımlardan.
Life:
Mars’taki olası yaşamın keşfedilmesi ve Internasyonal Uzay İstasyonu’nda görevli olan bir grup astronotun eşi olmayan hikayesi. Oyuncu ekibi ve kaliteli sahneleriyle yankı uyandırması beklendi fakat bir fazlaca dev yapımın gölgesinde kaldı. Filmimizde, Deadpool rolüyle tanıdığımız Ryan Reynolds’un da yer aldığını belirtelim. Bu filmi kesinlikle senenin en iyi bilim kurgu yapımlarında başı çekebilirdi. Sonu hakkaten büyük bir sürpriz.



