İzledikten Sonrasında Üstüne En Azca 2 Saat Düşündüren Filmler

O şekilde filmler vardır ki bittikten saatler sonrasında üstüne düşünmeniz gerekir. İzledikten sonrasında minimum iki saat düşüneceğiniz filmleri derledik.
Filmler, yalnız boş vakitlerinizi geçirmenizi elde eden eğlence araçları değil, bununla beraber hayatınızı etkileyebilecek, saatlerce asla durmadan düşüncelere daldıracak yapımlar da olabiliyor. O şekilde filmler var ki etkisinden bir süre çıkamıyorsunuz, sizi oturduğunuz yere kilitleyebiliyor.
Ikimiz de bu içeriğimizde jenerikler akmaya başladığında sizi minimum birkaç saat üstüne düşünmeye çağrı edecek bazı filmleri derledik. İçerdiği temalarla sizi derin düşüncelere daldıran, kafa karıştırıcı olmalarıyla çözmeye çalışacağınız birçok değişik türden filmi listemize ekledik.
Arrival
- Yıl: 2016
- Türü: Bilim kurgu
- IMDb puanı: 7.9
Dünyaya gelen gizemli uzaylı gemileriyle kontakt kurmaya çalışan bir dilbilimcinin öyküsünü özetleyen Arrival, klasik “uzaylı istilası” filmlerinden fazlaca daha derin bir noktaya parmak basıyor. Dilin, zamanı idrak etme biçimimizi iyi mi değiştirebileceğine odaklanan yapım düz olmayan süre algısıyla beyninizi adeta resetliyor. Filmi bitirdiğinizde yalnız uzaylıları değil; kaderi, kederi ve dönemin akışını sorgularken kendinizi bulacaksınız. Eğer bir günün sonunu biliyor olsaydınız, o günü gene de yaşar mıydınız? Arrival, bu suali sordurtan bir yapım.
The Prestige
- Yıl: 2006
- Türü: Gizem, gerilim, bilim kurgu
- IMDb puanı: 8.5
İki rakip sihirbazın birbirini alt etmek için nelerden vazgeçebileceğini özetleyen Prestij, her sahnesinde bir ipucu gizleyen çok büyük bir kurgu. Film, tıpkı bir sihirbazlık numarası benzer biçimde üç aşamadan oluşuyor ve son ana kadar sizi kandırmayı başarıyor. “Dikkatli bakıyor musunuz?” sorusuyla başlamış olan film, fedakarlık ve hırsın ne kadar ileri gidebileceğini kanıtlıyor. Finaldeki büyük sırrı öğrendiğinizde, filmi en baştan yine seyretme isteğine engel olamayacaksınız.
Shutter Island
- Yıl: 2010
- Türü: Gizem, gerilim
- IMDb puanı: 8.2
Martin Scorsese ve Leonardo DiCaprio ortaklığının en iyi işlerinden önde gelen Shutter Island, bir akıl hastanesinden kaçan hastayı soruşturmaya gelen bir dedektifin hikâyesini konu alıyor. Atmosferiyle sizi içine hapseden film, gerçekle hayalin birbirine girmiş olduğu o ince çizgide yürüyor. Filmin o meşhur final cümlesi, tüm izlediklerinizi bir saniyede tekrardan değerlendirmenize sebep oluyor. “Bir canavar olarak yaşamak mı, yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi daha iyidir?” sorusu, filmi kapattıktan sonrasında bile yankılanmaya devam edecek.
All Quiet on the Western Front
- Yıl: 2022
- Türü: Cenk
- IMDb puanı: 7.8
Birkaç yıl ilkin çıkmasına karşın yapılmış en iyi harp karşıtı filmler arasına girmeyi başaran All Quiet On the Western Front, 1. Dünya Savaşı’nın son zamanlarında genç bir Alman askerinin harbe iştirak etmesi ve hem kendisinin hem de tabanca arkadaşlarının yaşadıklarını mevzu ediniyor. Savaşın ne kadar korkulu bir şey bulunduğunu gözler önüne sermesiyle üstüne düşüneceğiniz bir yapım.
Truman Show
- Yıl: 1998
- Türü: Güldürü, dram
- IMDb puanı: 8.2
Tüm yaşamı gizlice bir tv programı olarak gösterilen Truman’ın, yaşamış olduğu dünyanın düzmece bulunduğunu fark etmeye başlamasını mevzu edinen bu film, izleyebileceğiniz en orijinal yapımlar içinde. Bilhassa her şeyin izlenebildiği günümüzde hususi yaşamın gizliliği, gerçek mutluluğun ne olduğu, medya ve manipülasyon benzer biçimde mevzularda sizi düşüncelere daldıracak bir yapım.
Mr. Nobody
- Yıl: 2009
- Türü: Bilim kurgu
- IMDb puanı: 7.7
Hayatımızdaki her seçim, yeni bir evren yaratır.” felsefesiyle hareket eden Mr. Nobody, 118 yaşındaki Nemo’nun hayatındaki değişik olasılıkları özetleyen bir film. Bir çocuğun tren istasyonunda annesiyle mi yoksa babasıyla mı gitmesi gerektiği sonucu üstünden gelişen sonsuz ihtimaller dizisini izliyoruz. Yaptığımız tüm seçimlerin hayatımızda ne denli farklılıklar yaratabileceğini gösteren bir yapım olmasıyla saatlerce düşünmenizi sağlayacak.
Mulholland Drive
- Yıl: 2001
- Türü: Gerilim, gizem
- IMDb puanı: 7.9
David Lynch’in imzasını taşıyan ve anlaması zor bir film olan Mulholland Drive, Hollywood’un karanlık yüzünü, kimlik değişimlerini ve bastırılmış arzularına odaklanan devasa bir bulmaca benzer biçimde. Filmin yarısından sonrasında gerçekleşen o büyük kırılma, tüm mantığınızı altüst edebilir, “Gerçek olan ne?” diye sormanıza niçin olabilir. Lynch’in yarattığı bu labirentten çıkmak için filmi bitirdikten sonrasında internetteki teorilere bakmak zorunda hissedebilirsiniz.



