Call of Duty 4: Çağdaş Warfare’ı Hala Oynamak İçin 5 Niçin

Çoğumuzun efsaneleşmiş olarak hatırlamış olduğu 14 senelik Call of Duty 4: Moden Warfare’ı bugün hala niçin oynamanız icap ettiğini 5 maddede anlatıyoruz!
Call of Duty 4: Çağdaş Warfare bir çok yıllanmış oyuncunun gözünde kelimenin tam anlamıyla bir efsaneleşmiş. 2007-2012 “Call of Duty altın çağı” olarak malum devrin başlangıcını icra eden ve kendisinden sonrasında gelecek her FPS oyun için bir standart belirleyen oyunun çıkışı üstünden tam 14 yıl geçti.
Peki üstünden bu kadar süre geçmesine karşın orijinal Call of Duty oynanır mı? Probleminin cevabı kesinlikle evet! Niçin evet olduğuna ise gelin asla beklemeden madde madde hep birlikte göz atalım.
Klasik Call of Duty mekaniklerinden ilk kere “çağdaş” bir maceraya geçildi
Call of Duty serisinin başlangıç ve yükseliş yıllarında açıkça gözlenebilen bir şey vardı: Siz harp alanında bir askersiniz ve harp alanında sizler şeklinde binlerce asker var. Call of Duty: Çağdaş Warfare da tam olarak kökünü buradan alarak açılıyor.
Yeni bir öykü, yeni yüzler ve deneyimlerle gelen oyun ne kadar “Çağdaş” olursa olsun, çoğumuzun alışmış olduğu klasik Call of Duty tadını kaybetmemesi ile çekiyor.
“Çağdaş Call of Duty” ve filmleri aratmayan başlangıç öyküsü
Call of Duty’yi yeni bir çağa taşıyan oyun, ton mevzusunda kendisinden önceki yapımlardan fazlaca daha değişik bir yöne gidiyor. Çağdaş Warfare öncesi “şanlı bağlaşık zaferlerini” özetleyen Call of Duty serisinin bu oyunla birlikte daha karanlık bir öyküye geçmesine şahit oluyoruz.
Yıllara damgasını vurmuş olan “Elli bin insan burada yaşardı, artık hayalet bir kent.” repliğiyle serinin yeni karakterini belirleyen Call of Duty: Çağdaş Warfare, nükleer silahlar tarafınca yok olan şehirler seyretmek şeklinde senelerce dimağımızda duracak deneyimler kazandırdı bizlere.
Bu yeni deneyimler sağlam yazılmış bir öyküyle harmanlanınca da senelerce unutamadığımız bir öykü çıkıyor ortaya. Bunun yanında bir tek öykü değil karakterler mevzusunda da epey başarı göstermiş bir oyun var karşımızda. İyi ve fena tüm karakterlerin birbirleri ile olan diyaloglarında naturel bir akış görüyoruz ve neredeyse hiçbir diyalog kasıntı veyahut saçma gelmiyor.
Bir oyun efsanesi olan efsanesi olan ‘All Ghillied Up’ görevi
Çağdaş Warfare’ı düşünün desek fazlaca eminiz aklınıza gelecek ilk görüntü bu görevden olacaktır. Uzun otların içinde ağır ağır düşmanın kalbine ilerlemek, yanlış atılan bir adımın her şeyi mahvedeceği hissi… All Ghillied Up, kesinlikle Çağdaş Warfare’ın adının tarihe altın harflerle yazılmasının en büyük sebeplerinden birisi.
Oyunun giriş kısmı, minimum oyunun kendisi kadar sevildi
CQB(Close Quarter Combat) aslen oyunun ilk saniyesinde karşılaştığımız ve aslen epey dümdüz bizlere oyunu öğreten rehber bölümün adı. Bir oyunun efsaneleşmiş olmasında rehber bölüm ne hisse oynuyor olabilir ki?
Call of Duty 4: Çağdaş Warfare burada şahane ve inanılmaz küçük bir eklentiyle bugün dahi senelerdir oynanan bir mod yaratmış. CQB’deki kronometrenin varlığı kısmı bir tek bir rehber olmaktan çıkarıp inanılmaz rekabetçi bir alan haline getirmiş. CQB’ye gönül veren insanoğlu, Call of Duty 4: Çağdaş Warfare üstünde binlerce saat harcamış görünse de aslen bu vaktin neredeyse tamamını rehber bölümde harcıyorlar. Bir rehberin dahi ana oyundan bağımsız olarak kendisine bu kadar fanatik toplayabilmesi hakkaten çok büyük bir başarı.
Oldukca oyunculu modda devrim yaratması
Orijinal Çağdaş Warfare serisinin dengelemeye olan yaklaşımı hakkaten takdire şayan. Dengelemeyi “Her şeyin limiti olsun, devamlı her şeyin hasarını kısıp çeşitli özelliklerini düşürelim.” olarak görmeyen Infinity Ward, bu tutumun tam aksine gitmiş. Oyundaki her şey inanılmaz kuvvetli. Hal bu şekilde olunca da oyunda kullandığınız her tabanca ve alet şahane hissettiriyor, bundan dolayı hepsi ölümcül güce haiz.
Aradan koca 14 yıl geçmiş olsa dahi Black Ops 2 ile birlikte Call of Duty 4: Çağdaş Warfare’ın fazlaca oyunculu mevzusunda serinin en iyileri bulunduğunu düşünüyoruz. Bugün dahi birçok kez remasterlanmış “Rust” şeklinde efsanevi haritaları barındıran oyun, bununla birlikte bir multiplayer kültürü de yarattı.
MLG 420 No Scope şeklinde, Mountain Dew & Doritos kombosu şeklinde bugün bizlere webin başından beri varmış şeklinde gelen “capslerin” çoğunu Call of Duty 4: Çağdaş Warfare’ın fazlaca oyunculu moduna borçluyuz.
Call of Duty 4: Çağdaş Warfare (2007) vs Call of Duty 4: Çağdaş Warfare Remastered (2016)
Çağdaş Warfare oynamanın hakkaten keyifli ve hoş bir tecrübe olduğu üstünde anlaştıysak sıradaki en büyük soruya geçelim: Çağdaş Warfare’ın orijinal versiyonunu mu oynanmalı yoksa Çağdaş Warfare Remastered mi oynanmalı?
Orijinal oyunu oynamak remastered versiyonuna gore daha mantıklı. Zira 2016’da çıkan Remastered versiyon, ilk başta tek olarak yayımlanmak yerine bir tek Infinity Warfare’ı satın alan kullanıcılara açılmıştı. Infinity Warfare almış olduğu ağır eleştiriler sebebiyle düşük satış rakamlarına ulaşınca, Çağdaş Warfare Remastered’da da haliyle fazlaca fazla oyuncu yoktu.
Oyunun tek problemi ise oyuncu sayısı değildi, Call of Duty: Çağdaş Warfare Remastered yeni bir teknolojiyle oyuncuların karşısına çıktı. Yeni teknoloji daha iyi grafikler, kaliteli sesler ve görsel efektler anlamına gelse de performans sorunları ve eski oyunda olmayan buglar, aslen Çağdaş Warfare deneyimine zarar veriyordu.
Tahmin edebileceğiniz suretiyle hüsranla sonuçlanan bir fazlaca multiplayer modu ortaya çıkardı Call of Duty: Çağdaş Warfare Remastered için. Öte taraftan tek oyunculu modda yenilenmiş sinematikler ve grafiklerlerle kendisini çağdaş standartlara çıkaran Çağdaş Warfare Remastered keyifli bir tecrübe sunuyor.
Call of Duty 4: Çağdaş Warfare, sinematik hikayesi, süper gaz multiplayerı, belirlediği sanayi standartlarıyla oyun geçmişine adını altın harflerle yazdırmış bir yapım. Her oyuncunun deneyimlemesi ihtiyaç duyulan bir deneyim olan bu oyunun değil 2021’de 2999’da dahi olsak oynanmasını tavsiye ederim.



