Christopher Nolan’ın Aklın Sınırlarını Zorlayan 6 Filmi

Bazı filmler taklittir, bazıları ise öykünmek edilir. Bazı yönetmenler vardır öcü böcülü filmler çekip parasına bakar; bazıları vardır her filmiyle dünya evveliyatına iz bırakır. Baktık film önermek yetmiyor, her hafta yeni bir yönetmeni önereceğimiz köşemize başlıyoruz. İlk konuğumuz, Christopher Nolan.
Bir adam düşünün ki hem yazsın, hem yönetsin hem de kendi filmlerini yerden yere vursun. Christopher Nolan, görüntülerin insanlara oldukca şey aktarabildiğinin canlı kanıtlarından. 48 yaşındaki beyazperde dâhisi, her filmiyle yeryüzüne bir şuur mirası bırakıyor.
Peki Nolan fena film çekmiyor mu? Elbet çekiyor. Mesela 2017’de gösterime giren Dunkirk, hem taraflı bir tarih filmi olmasıyla eleştirildi. Filmin fena olarak algılanmasını elde eden ana niçin, Nolan’ın öteki filmlerinin oldukca daha iyi olmasıydı. Basit bir yönetmen Dunkirk ile adını dünyaya duyurabilirdi, sadece Nolan için yetersiz kaldı.
Interstellar (Yıldızlararası) film setinde Nolan arkada.
Nolan genç yaşına karşın arkasında onlarca defa kez izleseniz de sıkılmadığınız filmler bıraktı. İnsanlar “Yıldızlararası benzeri filmler” aramaya, Nolan filmlerini bir ölçüt olarak görmeye bile başladılar.
Yönetmenler ve filmlerini önereceğimiz köşemizin ilk bölümünde Nolan’ın iz bırakan yapımlarına yer veriyoruz. Daha geniş çaplı bir tavsiye sıralaması olması için Yıldızlararası’nı sıralama dışı bırakıp, Nolan’ın gölgede kalmaması ihtiyaç duyulan işlerine bakıyoruz. Oldukca konuştuk, listeye geçelim efendim.
İnsanları takip eden takıntılı bir yazarın karanlık bir dünyaya yolculuğu: Fallowing (Takip)
- IMDb notu: 7,6
- Rotten Tomatoes puanı: %80
Genç bir yazar, insanları takip edip yeni hikâyeler yazmak için kendisine malzemeler arıyordur. Takip etmiş olduğu insanlardan birisi, genç yazarı asla beklemediği, izleyecek herkesi gerilim tufanına sürükleyecek bir maceraya çıkarır.
Zekice bir akışa haiz olan filmin siyah beyaz olmasına aldanmayın. Zira renkler, bilgili olarak bu şekilde ayarlanmış durumdalar. Christopher Nolan, Takip filminin senaristliğini yazıp kariyerinin ilk filmi olarak bununla birlikte da yönetmiştir. Bugünlerde bu filmin adı oldukca anılmaz, sadece izleyen her insanın aklına kazınır.
İzledikçe eskimeyen, hafızanızda kapı üzerine kapı açan film: Memento (Akıl Defteri):
- IMDb notu: 8,5
- **Rotten Tomatoes puanı: %92**
Kardeşi Jonathan Nolan ile senaristliğini yazdığı bu filmi bir de kalkıp yöneten Christopher Nolan, insan hafızasının garip köşelerine doğru bir yolculuğa çıkartıyor. Memento, kendi türünde oldukça örneksiz ve benzeri olmayan bir film.
Sevdiğini kaybeden bir adam Leonard’ın intikam ardında koştuğu, insan hafızasının sorunlarıyla yüzleştiği bir yapımdır. Sonuyla, insana “Ne filmdi” be dedirtir, bir süre sonrasında tekrardan seyretme isteği hissettirir.
Bir çok şahıs için hala en iyi Nolan filmi olan bir efsaneleşmiş: Insomnia (Uykusuz)
- IMDb notu: 7,2
- Rotten Tomatoes puanı: %92
Takip ve Akıl Defteri’nden sonrasında adını duyuran Nolan yönettiği ikini beyazperde filmimizde, Holywood efsaneleriyle emek vermeyi başardı. Al Pacino, Robin Williams ve Hilary Swank şeklinde adların başrolünde olduğu Uykusuz, bazılarına göre hala en iyi Nolan filmidir. Usta yönetmenin bu filmin senaryosunda oranı yoktu, sadece minimum kendi aklından çıkan bir hikâyeymiş kadar iyi çekmeyi başardı.
Uykusuzluk rahatızlığı bulunan bir dedektifin garip bir katliam vakasını çözmek suretiyle görevlendiriliği yapımda meraktan patlamamak elde değil.
Süper kahraman filmi bu şekilde olur: Dark Knight (Kara Şovalye) üçlemesi
2005’te gösterime giren Batman Başlıyor filmiyle müthiş kabiliyetlerini bir süper kahraman hikâyesinde kullanan Nolan, beyazperde tarihinin en iyi üçlemelerinden birisine imza attı. Bu trio esnasında birazdan listede göreceğiniz Prestij ve Başlangıç filmlerini de çekti.
Serinin ikinci filmi Kara Şovalye, Joker’i en unutulmaz süper kötülerden birisi haline getirdi. Heath Ledger’ın yaşamını kahbetmesiyle serinin sonlanacağı bile konuşuldu. Nitekim Nolan senaristliğini kendi yazdığı Kara Şovalye Yükseliyor ile bir çok otoriteye gore en iyi süper kahraman filmini çekti. Hala izlemediyseniz, oldukca şey kaybediyorsunuz.
Sihirbazlar, Nikola Tesla ve daha fazlası: Prestige (Prestij):
- IMDb notu: 8,5
- Rotten Tomatoes puanı: %76
Numaralarıyla devrin en iyi iki sihirbazı birbirine düşer ve bir savaşım içine girerler. Nitekim hayatta hakikaten sihirbaz olmayı başaranlar da vardır. Nikola Tesla’nın dâhiyane buluşları, sihirbazların bitmek bilmeyen mücadelesine yön verecektir. Bu detay bile yeteri kadar sürpriz bozuyor.
Christopher Nolan, ilk Batman filminden sonrasında çekmiş olduğu bu filmin senaristliğini kardeşi Jonathan Nolan ile birkilte yazmıştı. Ek olarak dünyaya sihirbazların bakış açısından bir bildiri verdi: “Siz gerçeği bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.”
En uzun rüya 2 saat 28 dakikadır: Inception (Başlangıç):
- IMDb notu: 8,8
- Rotten Tomatoes puanı: %86
Nolan, insanoğlunun garip taraflarını filmlerle anlatmaya bayılan birisiydi. Uykusuzluğu, unutkanlığı ve iyi mi kandırıldığımızı anlattıktan sonrasında rüyalara merak saldı. Bu kez tek başına yazdığı senaryosuyla yönetmenlik koltuğuna oturup Başlangıç şeklinde bir başyapıt sundu.
Rüyalarda dolaşıp şirket sırları çalan bir insanın, bu kez rüyaların içinde değişik rüyalara girmiş olduğu bu Inception, kuvvetli sinematografisiyle size o rüyayı yaşatıyor. Bu filmden ilkin en uzun insan rüyasının 7 saniye olduğu söylenirdi, filmi izledikten sonrasında en uzun rüyanın 2 saat 28 dakika sürdüğü mevzusunda aynı fikir olduk (Reklamsız).
Christopher Nolan filmleri seçkimizin sonuna geldik. Ayrıca gene senarist koltuğunda kendisinin oturmuş olduğu Memento’nun dizisi de geliyor. 2020’de ise şu ana dek adını hemen hemen duymadığımız bir Nolan filmi daha göreceğiz. Ayrıca kendisinin yapımcıları içinde bulunmuş olduğu Transendance (Evrim) ve senaristlerinden olduğu Hint filmi Ghajini‘yi de tavsiye ederiz.
Haftaya bir başka efsanevi yönetmenin en iyi yapıtlarıyla buluşmak suretiyle, İyi seyirler 🙂



