Oyun

Çıkışının Üstünden 12 Yıl Geçmesine Karşın Yüz Binlerce Oyuncu Tarafınca Oynanan Warframe, Bunu Iyi mi Başardı?

Her parasız oyun, oyuncu sayısını elinde tutmakta başarıya ulaşmış olamıyor. Peki Warframe neyi iyi yapıyor da 12 yıl geçmesine karşın oyuncu sayısı her geçen yıl daha da artıyor?

Oyun dünyasında trendler rüzgâr şeklinde gelip geçerken, bazı yapımlar köklerini o denli derine salıyor ki fırtınalar bile onları sökemiyor… İşte Warframe, tam olarak bu şekilde bir başarı hikâyesi. Çıkışının üstünden tam 12 yıl geçmesine karşın, Steam istatistiklerinde ve konsollarda yüz binlerce oyuncuyu hâlâ kendine bağlamayı başarıyor.

Bir çok oyunun ömrü birkaç yılı bulmazken, arkasında devasa bir yayıncı desteği olmadan yola çıkan bu oyun, iyi mi oldu da live-service oyunlarının şahı hâline geldi? Gelin, Digital Extremes’in bu büyüleyici başarısının sırrını ve oyuncuların niçin “Tenno” olmaktan vazgeçemediğini hep beraber masaya yatıralım.

“Kazanmak için öde” değil, “hızlanmak için öde” mantığı

Pek oldukca parasız oyunun en büyük problemi, oyuncuyu devamlı para harcamaya zorlayan “Hisse to Win” yapısıdır. Warframe ise bu mevzuda oyuncusuna inanılmaz saygılı davranıyor.

Oyundaki neredeyse her silaha, Warframe’e (karakter) yada eşyaya bir tek oynayarak ve emek vererek haiz olabilirsiniz. Oyunun premium para birimi olan Platinum, oyuncular içinde takas edilebiliyor. Doğrusu cebinizden beş kuruş çıkmadan, bir tek oyunda düşürdüğünüz ender parçaları başkalarına satarak kozmetik ürünlere yada slotlara haiz olabilirsiniz. Bu ekonomik özgürlük, oyuncuyu oyuna daha oldukca bağlıyor.

Geliştirici ve topluluk arasındaki “saydam” bağ

3

Digital Extremes, oyun dünyasında topluluğunu en iyi dinleyen geliştirici olabilir. Senelerdir düzenledikleri Devstream (Geliştirici Yayınları) ile oyuncuların karşısına çıkıp, “Biz şurada hata yaptık, bunu düzelteceğiz.” diyebiliyorlar.

Ek olarak topluluk yöneticileri (bilhassa Rebb ve Megan şeklinde adlar) oyunun yüzü hâline gelmiş durumda. Oyuncular bu sayede geri bildirimlerinin ciddiye alındığını hissediyor. Bu da aradaki itimat bağını güçlendiriyor ve oyuna sadık bir kitle yaratıyor.

İçerik denizi: Devamlı genişleyen bir evren

4

Warframe, ilk olarak 2013’te çıktığında bir tek rastgele oluşturulan koridorlarda koştuğumuz rahat bir oyundu. Şimdi ise bambaşka bir boyutta.

Seneler devam eden bu periyotta The Second Dream ve The New War şeklinde sayısız yeni vazife, AAA kalitesinde hikâye anlatımı sunuyor. Plains of Eidolon ile başlamış olan açık dünya haritaları da oyuna balık tutmadan madenciliğe kadar birçok değişik mekanik eklemiş durumda.

Eşi olmayan oynanış deneyimi

5

Warframe’in en büyük kozu, karakterinizi denetim ederken hissettiğiniz o “akıcılık”. Oyunculardan gelen geri bildirimlere bakılırsa Warframe’de bir “uzay ninjası” olduğunuzu iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Duvarda yürümek, havada süzülmek ve o meşhur Bullet Jump (Mermi Zıplayışı) hareketi… Oyuncular bir kez bu hıza alıştıktan sonrasında, öteki oyunlar onlara “ağır çekim” şeklinde geliyor.

Özetle: Warframe niçin batmadı?

6

Özetlemek gerekirse parasız bir oyun olmasına karşın Warframe, oyuncusunu “alan kişi” değil “topluluk üyesi” olarak gören, paraya değil emeğe kıymet veren ve 12 senedir devamlı üstüne katarak büyüyen bir proje.

Hata yapsalar bile bunu kabul edip düzeltmeleri, onları rakiplerinden ayırıyor. Eğer hâlâ Warframe evrenine adım atmadıysanız, Origin Sistemi sizi bekliyor… Üstelik kaybetmeniz ihtiyaç duyulan tek şey zamanınız ki buna değeceğine güvenli olabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu