Geçmişten Günümüze Volkswagen Emisyon Skandalı Dosyası

Otomotiv endüstrisinin 100 yıldan uzun geçmişinde, birçok akıl almaz vakaya şahit olduk. Otomobil üreticilerinin kendi çıkarlarını ön plana koyduğu zamanlarda, bazı skandallar gün yüzüne çıktı. Sektörün dev firmalarının unutmak istedikleri vakaları anlatmaya, Volkswagen’in emisyon skandalıyla devam ediyoruz.
Otomotiv dünyasında, yakın tarihte ses getiren olayların başlangıcında gelen Volkswagen’ın emisyon skandalı geliyor. Bu problem, 2009 ve 2015 yılları aralığında toplamda11 milyondan fazla aracı etkilemişti. Yaşananların faturası Volkswagen cephesinde hala kesilmeye devam ediyor. Gelin hep beraber bu sürece en başından göz atalım, otomotiv dünyasını daha da yakından tanıyalım.
2014 senesinde Internasyonal Çevre Vakfı’ndan Peter Mock, Volkswagen’in açıklamış olduğu “toksik madde emisyonlarının” gerçeği yansıtmadığından şüphelendi. Internasyonal Çevre Vakfı’nın yapmış olduğu testlerin sonucu, Mock’un şüphelerini doğrular nitelikteydi. Meydana getirilen araştırmalarla Volkswagen’ın; toksik Azot-Oksit yayınım değerlerini, gerçek değerlerinin oldukca daha altında gösterdiği ortaya çıkarıldı. 2014’ün Mayıs ayında gösterilen rapora bakılırsa otomobillerin gerçek emisyon kıymeti, yasal sınırın nerdeyse 40 katıydı.
Kimse ortaya atılan iddialara sessiz kalmadı:
2014’te gösterilen Internasyonal Çevre Vakfı’nın raporu, oldukça ses getirmişti. Bu ciddi iddiaya kulak veren ABD Çevre Koruma Ajansı EPA, yapmış olduğu araştırmalar sonucu 18 Eylül 2015’te bir rapor yayınladı. Gösterilen raporda 2009 ve 2015 yılları aralığında üretilmiş Volkswagen ve Audi dizel araçlarında, emisyon oranlarını düşük gösteren hileli cihazlar kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Küresel otomotiv piyasasında büyük yankı uyandıran bu raporla Volkswagen, tepkilerin odak noktası haline geldi.
Volkswagen, bir süre sessizliğini koruduktan sonrasında iddiaları kabul etti. 22 Eylül 2015’te otomotiv devi tarafınca meydana getirilen açıklamada, dünya genelinde 11 milyon dizel araçta emisyon değerlerini düşük gösteren hileli cihazların kullanıldığı açıklandı. Yaşanmış olan bu gelişme sonrası, otomotiv tarihinin en büyük skandallarından biri daha resmiyete kavuşmuş oldu.
Her şey bitmedi: 11 milyon aracın geri çağrılacağı açıklandı:

Firmanın o dönemde başa geçen CEO’su Matthias Müller, 29 Eylül 2015 tarihinde 11 milyon aracın kademeli olarak geri çağrılacağını deklare etti. Devletimizde ortalama 324.000 aracın geri çağrıldığı bu süreçte Volkswagen, en büyük problemi geri çağrılan araçların toplanacağı bölgeleri belirlemede yaşadı. Hatta ABD’deki tesisleri yetersiz kalınca, ek olarak birçok arsa kiraladı.
Volkswagen’ın itirafından sonrasında mevzunun peşini bırakmayan Çevre Koruma Ajansı EPA, 2 Kasım 2015 tarihinde ikinci bir rapor daha yayınladı. Bu raporda geçen “Volkswagen, Audi ve Porsche markalarının ürettiği 3.0 litre dizel araçların 2014, 2015 ve 2016 modellerinde, emisyon oranlarında benzer bir ihlal tespit edilmiştir.” ifadesi, Alman otomobil üreticisinin başını iyice derde soktu.
Gösterilen ikinci rapordan sonrasında ABD federal hükümeti, Volkswagen’ın ABD yasalarındaki emisyon için belirlenmiş yasal sınırı ihlal etmiş olduğu sebebi öne sürülerek bir tazminat davası açtı. Oluşturulan davada Alman otomobil üreticisinden istenen tazminat, tam olarak 46 milyar dolardı.
ABD ile Volkswagen içinde kısmi bir antak kalma imzalandı:

ABD’nin açmış olduğu davadan sonrasında uzlaşma yoluna gitmek isteyen Volkswagen; 25 Ekim 2016 tarihinde, ABD federal hükümeti ile 2.0 litrelik dizel araçların yapmış olduğu ihlali kapsayan bir antak kalma imzaladı. Meydana getirilen anlaşmaya bakılırsa Volkswagen, ABD’nin kirliliği azaltma çalışmalarında kullanılmak suretiyle 4.7 milyar dolarlık bir ödeme yapacaktı.
EPA’nın ilk raporunda belirtilen araçlar için antak kalma yapılmış olsa da ikinci rapordaki 3.0 litrelik dizel araçların ihlali hala büyük bir problem teşkil ediyordu. Fazlaca geçmeden bu problemi da ortadan kaldırmak isteyen şirket yetkilileri, 20 Aralık 2016 tarihinde ABD federal hükümeti ile yeni bir antak kalma daha yapmış oldu. 3.0 litrelik dizel araçların yapmış olduğu ihlali kapsayan bu antak kalma gereğince Volkswagen, EPA’nın çalışmalarında kullanılmak suretiyle 225 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Mahkemeler Volkswagen’e ceza yağdırdı:

Volkswagen, 11 Ocak 2017’de suçunu kabul etti ve mahkeme tarafınca para cezalarına çarptırıldı. İhlaller için 2.8 milyar dolar ceza ödeyen Volkswagen, ortaya çıkan çevre sorunları için de 1.5 milyar dolarlık ek bir ceza ödemeye mahkum oldu. Doğrusu mahkeme, anlaşmaların haricinde Volkswagen’ın 4.3 milyar dolarlık bir cezaya çarptırdı.
1 Nisan 2017’de görülen tüketici davasında ise Volkswagen, emisyon skandalından etkilenen vasıta sahiplerine ödenmek suretiyle 2.1 milyar dolar cezaya mahkum edildi. Gelen bu cezalarla, skandalın faturası giderek artıyordu.
Para cezalarından sonrasında hapis cezaları da gelmeye başladı:

25 Ağustos tarihinde ABD’de görülen davada, emisyon skandalından dolayı ilk tutuklama geldi. Volkswagen’da mühendis olarak çalışan James Liang, 40 ay hapis cezasına çarptırılarak ABD hapishanelerine gönderildi.
Bir öteki tutuklama ise ilk tutuklamadan 4 ay sonrasında geldi. 6 Aralık 2017 tarihinde, mahkeme tarafınca suçlu bulunan Volkswagen eski üst düzey yöneticisi Oliver Schmidt, yaşanmış olan skandal sebebiyle görevli tutularak 7 yıl hapis ile cezalandırıldı.
Skandalın yankıları sürerken Volkswagen’ın adı başka bir skandala daha karıştı:

Yaşanmış olan bu süreçte birçok çevreci oluşumun eylemlerle tepki gösterdiği Volkswagen’ın, cemiyet gözündeki güvenilirliği de iyice sarsılmıştı. Volkswagen, 30 Ocak 2018 tarihinde gösterilen bir raporda hayvanlar üstünde kontrol yapmakla suçlanmıştı. Rapora bakılırsa Volkswagen, maymunlar üstünde dizel egzoz testleri yapıyordu.
En ağır faturalar, anavatan Almanya’da kesildi:

Hayvanlar üstünde kontrol yapıldığı iddiası araştırılırken, emisyon skandalı hakkında davalar devam etti. 13 Haziran 2018’de Almanya’da görülen davada, Volkswagen 11 milyon araçta işlediği bu kabahat sebebiyle 1 milyar Euro para cezasına çarptırıldı.
18 Haziran 2018’de görülen davada Audi’nin CEO’su Rupert Stadler tutuklandı. Almanya’da yürütülen dava süreci hemen hemen sonuçlandırılmış değil. Kim bilir gelecek günlerde değişik gelişmeler yaşanabilir.
Emisyon skandalının Volkswagen’a kaybettirdikleri:
Eğer firmanın bu süreçte yaşadıklarına genel olarak bakmak gerekirse, oldukça büyük bir prestij kaybının yanında, 29 milyar doların üstünde bir satmaca göze çarpıyor. Ek olarak bugüne dek tutuklanan 3 şirket yetkilisini de unutmamak gerek. Aslolan mühim problem ise üretilen o otomobillerin, çevreye verdiği büyük zarar.
2014’ten günümüze kadar gelen süreçte emisyon skandalı hakkında tüm yaşananları sizlerle paylaştığımız yazımızın sonuna geldik. Devam eden yargı sürecinin, yaşanacak başka vakalara hamile olabileceğini söylemekte yarar var. Vakaları yakından takip ederek her gelişmeyi sizlerle paylaşacağız. Bununla birlikte otomotiv endüstrisinde yaşanmış öteki skandalları, gelecek günlerde irdelemeye devam edeceğiz. Kaçırmamak için takipte kalınca.
Kaynakça: Fortune, Independent



