Geleneksel Tiyatroyu Büyük Bir Değişime Uğratan 5 Teknoloji

Son dönemde beyazperde sektöründe hızla gelişen teknolojinin sağlamış olduğu imkanlar ile mükemmel filmler üretilebiliyor. Tiyatroda da hızla gelişen teknolojinin kullanımı, son dönemde büyük bir artış gösterdi. Bilhassa oyunların tanıtımında yararlanılan teknolojilerden en popüleri ise sanal gerçeklik.
Hızla gelişen teknolojinin dahil olmadığı neredeyse hiçbir alan kalmadı. Tiyatronun içine sessiz sedasız giren teknolojiyle son dönemde garip projeler oluşturulabiliyor. Mesela “Hamlet 360” adlı projeyle Shakespeare’in ölümünden 400 yıl sonrasında yazdığı oyunu dijital dünyaya aktaran ekip, projeyi ‘sanal gerçekliğin tüm imkanlarından yararlanılarak hazırlanmış hususi bir emek verme’ olarak tanımlıyor.
Yeni teknolojilerin sahnelere taşınmasıyla geleneksel tiyatroda büyük bir değişiklik yaşanıyor. Tiyatroda sıkça başvurulan sanal gerçeklik teknolojisi, sahne ve perde arasındaki sınırları kaldırarak izleyiciyi olayın içine dahil ediyor. Bu yazımızda son yıllarda teknolojiyi sahneye taşıyan bazı çalışmalarda kullanılan şekilleri sizlerle paylaşacağız.
1. Cep telefonu ve sanal gerçeklik
Çalışmalarında teknolojiyi kullanmayı seven The Builders Association, 2015 senesinde “Elements of Oz” adlı oyunda sanal gerçeklik desteğini seyirciyle buluşturdu. Seyircilerin cep telefonlarını kullanmalarının istendiği oyunda, telefonunu Dorothy’nin evine çeviren izleyiciler, bir kasırga görüntüsünü telefonlarında gördüler. Tiyatronun sınırlarını kaldıran bu uygulama, James Graham’ın “Privacy” adlı oyununda da kullanılmıştı.
2. Dijital sihirbazlık

Shakespeare’in yazdığı son oyun olan “The Tempest” oyununda, 2017 senesinde Intel ve görüntü soruşturma şirketi Royal Shakespeare’in ortak emek vererek ortaya çıkardığı biçim değiştiren Ariel karakteri, hızla gelişen teknolojinin bizlere sunmuş olduğu adeta dijital bir sihirdi.
Ariel’i canlandıran Mark Quartley’in bilgisayar ortamında oluşturulan görüntüsü, oyun esnasında üstüne yansıtıldı. Görüntünün öteki aktörlerin üstünden geçmesi ve yalnızca Quartley’den yansıması sağlanmıştı.
3. Arttırılmış gerçeklik aynaları ve görünenin ötesi

“Hamlet 360” adlı çalışmada da hisse sahibi Sensorium şirketi, Geoff Sobelle’in “The Object Lesson” adlı tek kişilik gösterisinde, nesnelerin olduğundan daha yakında görünmesini elde eden arttırılmış gerçeklik aynaları geliştirilmesine destek oldu.
New York Tiyatro Atölyesi’nde ve Tribeca Film Festivali’nde seyirciyle buluşan oyun ile seyircilere Sobelle’nin dağınık setinde gezinme ve arttırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılarak kutuların ve çekmecelerin içinde ne işe yaradığını görebilme fırsatı tanındı.
4. 360 derecelik müzikal videoları
“The Lion King”, “Hamilton” ve “School of Rock” adlı müzikallerinde izleyicilerin direkt olarak sahnedeymiş benzer biçimde bir edinim yaşayabilmesi için 360 derecelik videolar hazırlandı. Yukarıda gördüğünüz “The Lion King” müzikalinin 360 derecelik videosu oldukça ilgi çekici. Bu videolar ile kendinizi oyunun içinde bulabilirsiniz.
5. Seslerin seyirciye direkt olarak aktarılması

2016 senesinde seyirciyle buluşan “The Encounter” oyununda oyun başlamadan ilkin seyircilere kulaklıklar dağıtılmıştı. Böylece sahneden gelen ve daha ilkin oluşturulan sesler kullanıcılara direkt olarak aktarılmıştı.
Tiyatroda kullanılan bu teknolojik yenilikler, seyircilerin bugüne dek alışmadığı tarzda deneyimler sunuyor. Bu çalışmaların yaygınlaşmasıyla geleneksel tiyatro büyük bir devrime sahne olabilir. Kim bilir senaristliği ve oyunculuğuyla değil, teknolojik yenilikleriyle öne çıkan tiyatrolar izleyebiliriz. Tiyatroda yaşanmış olan bu değişimi vakit içinde hep beraber göreceğiz.



