Half-Life’ın Çıkmış olduğu Dönem Devrim Durumunda 5 Özelliği

Oyun tarihinin en ikonik yapımlarından önde gelen Half-Life, şüphesiz ki sürecinin ötesinde bir yapımdı. Gerçekçi fizikler, arka planda çalışan bölüm yüklemeleri ve mod desteğine açık olması şeklinde devrin oyunlarına taş çıkartan Half-Life, bugün 23 yaşına gelmiş efsanevi bir oyun olarak anılıyor.
Oyun yaşamına 1998’de devrim durumunda bir giriş meydana getiren ve günümüz oyuncu kitlesinin büyük bir çoğunluğu tarafınca saygıyla anılan Half-Life, bugün bilgisayarlarımızda açıp oynayacağımız bir oyun olmasa da oyun sektörünün o süreci için tam bir başyapıt sayılıyor. Valve’ın adını dünyaya duyuran ve ikonik levyeyle oyuncuları tanıştıran Half-Life, son olarak geçtiğimiz yıl piyasaya sunulan Half-Life: Alyx adlı oyunla karşımıza çıkmıştı.
Çıkış yapmış olduğu dönemden dolayı ilk bakışta rahat bir birinci kişi aksiyon oyunu şeklinde görünse de Half-Life, sürecinin ötesinde bir yapım olarak kabul ediliyor. Gordon Freeman adlı ana karakterimize yaşam verdiğimiz Half-Life, 1993’te çıkış meydana getiren DOOM’un yarattığı etkiyi etkisi altına alan bir halde nötrledi diyebiliriz. Oyuncular 1998’de kavuştukları bu yapımda Gordon Freeman’ı denetim ederken bununla beraber aynı kategorideki tek alternatif olan DOOM ile karşılaştırma yapıyorlardı. DOOM ile Half-Life’ı kıyaslayan oyuncuların çoğuna bakılırsa DOOM, FPS kategorisinde değerlendirildiğinde daha başarıya ulaşmış sayılıyor. Sadece Half-Life, dönemine bakılırsa son aşama yenilikçi olan fizik motoru ve bölüm tasarımlarıyla DOOM’da aranan bir çok şeyi oyunculara sunmuştu. Bu yazımızda Half-Life’ı bu denli hususi kılan ve sürecinin ötesinde olmasını elde eden 5 özelliğe göz atacağız.
Half-Life’ın çıkmış olduğu dönem devrim durumunda olan özellikleri:
- Düşmanların aksiyon sırasındaki tepkileri
- Bölüm yüklemelerinin arka planda gerçekleşiyor olması
- Bilmecelerle aksiyonun bir arada tutulması
- Silahların birden fazlaca amaca hizmet etmesi
- Oyuncuların geliştirme aşamasına dahil edilmesi
Düşmanların aksiyon sırasındaki tepkileri:
Half-Life, içinde bulunmuş olduğu dönemde çıkış meydana getiren yada çoktan çıkış yapmış olan oyunlara bakılırsa oldukça ince düşünülmüş detaylar içeriyor. Bu detaylardan en fazlaca göz önünde olanı ise aksiyon esnasında askerlerin ve yaratıkların tepkileri.
Valve, Half-Life’ı geliştirirken aksiyon kısmında oyuncuların dikkatini çekecek bilgileri göz önünde bulundurmuş. Oyuncular düşmanlar ile temas halindeyken saf aksiyondan ziyade akıl oyunlarına da yer vermek durumunda kalıyor. Buna en açık örnek olarak savaşılan askerlerle yaratıklar arasındaki davranış farkı gösterilebilir. Oyuncular el bombası kullandığında askerlerin hayatta kalma refleksi göstererek güvenli alanlara çekilmesi ve aynı el bombasına yaratıkların tepkisiz kalmış olarak saldırmaya odaklanması şeklinde günümüzde minik sayılacak detaylar oyunun bugün saygıyla anılmasına destek oluyor.
Bölüm yüklemelerinin arka planda gerçekleşiyor olması:

Günümüzde oyun geliştiricileri bilhassa geniş bölüm tasarımlarına haiz oyunlarda yüklemeleri olabildiğince oyuncunun bakış açısından uzakta tutmaya çalışıyorlar. Bu da oyuncunun iki bölüm ya da sahne içinde olabildiğince kısa zaman geçirmesini sağlıyor. Günümüzde bile her oyunda kullanılmayan bu ince detay, 1998’de piyasaya sunulmuş olan Half-Life’ta mevcuttu. Valve, devrin en büyük oyunlarından birini geliştirdiğinin bilincinde olarak bölüm geçişlerini yaşayan atmosferle birleştirerek oyuncuların yükleme ekranlarından olabildiğince uzak kalmasını sağlamış oldu. Bilhassa Half-Life şeklinde haritanın her bölgesinde hikayeyle ilgili detaylar saklı olan bir oyunda bunu başarmak günümüz oyunlarıyla kıyaslayınca takdiri hak ediyor.
Bilmecelerle aksiyonun bir arada tutulması:

Çıkış yapmış olduğu dönem en büyük rakibi DOOM olan Half-Life, sevmiş olarak oynanan DOOM’dan daha iyi bir oyun olarak hatırlanmak için saf aksiyondan daha fazlasını amaçladı. DOOM, halihazırda aksiyon anlamında oldukça doyurucu bir yapım olduğundan Half-Life her ne kadar bunu başarmış olsa da daha eski olduğundan DOOM’un adı önde olacaktı. Bunun bilincinde olan Valve, Half-Life’taki bölüm tasarımlarının üzerine düştü ve oyuncuları aksiyonun içindeyken bile bilmecelerle uğraşmak, onları düşünmek zorunda bıraktı.
Silahların birden fazlaca amaca hizmet etmesi:

O dönemde çıkış meydana getiren FPS/aksiyon oyunlarında tabanca çeşitliliği dikkate kıymet ve sürdürülebilir sayılmıyordu. Şundan dolayı oyuncular oyunda ilerledikçe kullanmakta oldukları silahın yerine daha iyi geliyordu ve bundan önceki tabanca işlevselliğini yitiriyordu. Half-Life’ta bu durum nispeten aşılarak ikonik bir sembol haline gelen levye oyuncuların oyun süresince yol arkadaşı oldu. Bazı bölümlerde bir yakın dövüş silahı olarak kullanılan levye, bazı bölümlerde ise yol kat etmek için kullanılıyor. Bu minik detay bile Half-Life’ı bir adım öne çıkaran detaylardan biri olarak anılıyor.
Oyuncuların geliştirme aşamasına dahil edilmesi:

Steam, günümüzde onlarca oyun için mod desteği sunuyor ve imalathane yardımıyla bunu oyuncuların desteğini alarak yapıyor. Günümüzde oldukça normalleşen bu durum, 1998’de son aşama şaşırtıcı ve ikonikti. Vakit içinde mod desteğini etken ederek oyuncuların da oyuna dair içerik üretmesine olanak elde eden Valve, bugün Counter Strike şeklinde popüler bir oyunun ortaya çıkmasına da ön ayak olmuş oldu. Günümüzde bile en fazlaca oynanan FPS oyunlarından önde gelen Counter Strike, bir zamanlar Half-Life’ın modu olarak karşımıza çıkmıştı.
Bu yazımızda oyun tarihinin en fazlaca satan ve en fazlaca saygı duyulan oyunlarından önde gelen Half-Life’ın devrim niteliğindeki 5 özelliğine göz attık. Peki siz bugün 23 yaşına gelmiş olan Half-Life ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorum olarak bizimle paylaşmayı ihmal etmeyin.



