Kesinlikle İzlemeniz Ihtiyaç duyulan 10 Anime Filmi

Çizgilerle her şeyin anlatılabileceğine kanıt olan anime evrenine kıyısından da olsa dahil olmuş hepimiz Miyazaki adını duymuştur. Haftalık Film Reçetesi’nin yeni bölümünde, usta yönetmen Miyazaki’nin en sevilen 10 animesini sizler için derledik.
Dünya üstünde var olmuş en ilgi çekici kültürlerden önde gelen Japon kültürünün izlerini taşıyan animeler; şahane çizimlerin beyaz perdeye yansımasıyla büyüleyici filmlere dönüşüyorlar. Gerek anlattığı hikayeler, gerekse çizimlerin verdiği keyifle animeler, izlenebilecek en güzel çağdaş masallar olarak karşımıza çıkıyorlar. Bu etkisinde bırakan türün en başarı göstermiş isimlerinden biri ise meşhur yönetmen Hayao Miyazaki.
Miyazaki, bilhassa insanoğlunun her yaşta aynı keyifle tekrardan izleyebileceği eserler ortaya çıkarabilme becerisine haiz. Üstelik bunu hem görsel hem de kurgusal olarak yapabiliyor; zira yalnızca hikayeler değil, ekrana yansıyan her kare bizzat bu insanın eseri oluyor.
Etkisi altına alan öykü anlatıcılığının yanında,nçizim kabiliyeti ve yaratıcı zihniyle de parlayan Miyazaki, bizlere şimdiye kadar onlarca yapıt bıraktı. Aralarında kısa filmlerin ve dizilerin de olduğu bu kalabalık antolojiden sizler için en sevilen 10 filmi derledik. Webtekno Haftalık Film Reçetesinin yeni kısmına hoş geldiniz.
10. Kırmızı Kanatlar (Kurenai no buta) – 1992:
Miyazaki’nin hem yazdığı hem de yönettiği, kimi filmlerine gore daha azca malum eserlerinden biri Kırmızı Kanatlar. Miyazaki filmlerinin vazgeçilmezi olan “esrarengiz” dünyalardan birinde geçen film, “göklerin tek hakimi” olan; büyülenerek domuza çevrilmiş bir pilotun, bu namını ve hayatta haiz olduğu tek şeyi kaybetmemek için verdiği savaşı konu alıyor.
Filmin gözle görünmeyen kısmında ise militarizm, faşizm ve harp yanlılığı karşısında değişik “gerekçeler” ile barışı korumak için çaba sarfetmek yatıyor. Eğer tüm bu mevzulara iginiz var ise ve bu şekilde bir hikayeyi bir çizerin çizgilerinde görmek isterseniz, Kırmızı Kanatlar’ı kesinlikle denemelisiz.
- IMDb Puanı: 7.8
- Rotten Tomatoes Notu: %95
9. Howl’un Yürüyen Şatosu (Hauru no ugoku shiro) – 2004:
Howl’un Yürüyen Şatosu, her yönüyle kim bilir en iyi Miyazaki animelerinden birisi diyebiliriz. Ateş cinleri, büyücüler, patlak vermiş büyük bir harp ve yıkıntılar içinde var olmuş, hareket halinde bir kaleyi karşımıza çıkaran yapım; Sofi isminde bir karakterin talihsizliklerle başlayıp, giderek enteresan bir hal alan öyküsünü konu alıyor.
Bir büyücü tarafınca lanetlenen ve yaşlı bir hanıma dönüşen Sofi, çıkmış olduğu yolculukta Howl’un enteresan kalesine denk gelir, bu kale ile yola devam eder. Kalede geçirdiği günler süresince, üstündeki lanetten kurtulmanın yollarını arayan Sophia, bir taraftan da Howl ile beraber ülkede çıkan korkulu savaşla da savaşım etmek zorundadır.
- IMDb Puanı: 8.2
- Rotten Tomatoes Notu: %87
8. Ufak Cadı Kiki (Majo no takkyûbin) – 1989:
Ufak Cadı Kiki, “cadı” olabilmek için üstesinden gelmesi ihtiyaç duyulan bir vazife bulunan Kiki’nin etkisinde bırakan öyküsünü mevzu ediniyor. Kiki, kendini kanıtlayabilmek için hemen hemen 13 yaşlarındayken tek başına uzun bir yolculuğa çıkar ve bir şehirde tam bir yıl süresince kendi başına yaşayabilmek için elinden geleni halletmeye adım atar.
Sadece yolculuklar ve tek başına yaşamak kulağa geldiği kadar kolay değil. Filmimizde Kiki için de işler oldukça karmaşık hale geliyor, sadece Miyazaki’nin ustalığı bu aşamada kendini gösteriyor. Film minik bir çocuğun kendini gösterme hikayesi olmaktan sıyrılarak, hepimizin her yaşta yaşamış olduğu bir tür “kendini bulma” savaşına dönüyor.
- IMDb Puanı: 7.9
- Rotten Tomatoes Notu: %97
7. Rüzgar Yükseliyor (Kaze tachinu) – 2013:
Miyazaki’nin yeni dönem filmlerinden olan Rüzgar Yükseliyor, tüm Miyazaki filmlerinde olduğu benzer biçimde kendine inanmanın ve güvenin önemine vurgu yapıyor. Miyazaki filmlerinin temelini oluşturan savaşı gözler önüne seren film; en büyük imgesel, günün birinde bir tayyare tasarımcısı olmak olan Jiro’nun öyküsünü konu alıyor.
İkinci Dünya Savaşı dönemine değişik bir bakış sunan yapım, bazı yönleriyle öteki Miyazaki filmlerinden ayrılsa da oldukça başarı göstermiş.
- IMDb Puanı: 7.8
- Rotten Tomatoes Notu: %88
6. Komşum Totoro (Tonari no Totoro) – 1988:
Hikayesiyle, karakterleriyle ve büyüleyici manzaralarıyla en sevilen Miyazaki fimlerinden önde gelen Komşum Totoro; anneleri sıkıntılı bir hastalığa yakalanan iki kız kardeşin, taşındıkları eski evde karşılaştıkları gerçek üstü dünyaya dahil oluşlarını konu alıyor.
Miyazaki filmleri içinde en sıcak atmosfere haiz filmlerin başlangıcında geldiğini söyleyebileceğimiz Komşum Totoro, alternatif evrenlerin ve göremediğimiz yaşamların hikayesinden keyif alanların kesinlikle izlemesi ihtiyaç duyulan bir yapım.
- IMDb Puanı: 8.2
- Rotten Tomatoes Notu: %94
5. Cagliostro’nun Şatosu (Rupan sansei: Kariosutoro no shiro) – 1979:
Miyazaki’nin görece azca malum sadece bir çok kimselerce en iyi filmi olarak anılan yapımı Cagliostro’nun Şatosu; fark etmiş olduğu bir para sahtekarlığı üstüne yola çıkan ve hırsızlardan oluşan çeteler ile başlarındaki Kont Cagliostro tarafınca yönetilen minik bir ülkede kapana sıkışan meşhur hırsız Lupin’in öyküsünü konu alıyor.
Lupin, geldiği bu ülkede bilincinde olmadan büyük bir vakalar zincirine dahil oluyor ve çözülmesi ihtiyaç duyulan daha büyü sorunlarla karşılaşıyor. Yönetmenin bilhassa görsel olarak en ‘kendi çizgisinden değişik’ yapımı olarak anabileceğimiz film, listenize eklemek isteyeceğiniz türden bir film.
- IMDb Puanı: 7.7
- Rottan Tomatoes Notu: %92
4. Ufak Deniz Kızı Ponyo (Gake no ue no Ponyo) – 2008:
Fantastik ögelerle süslü başarı göstermiş bir film olan Ufak Deniz Kızı Ponyo, küçük bir balık olan sadece insan olmak isteyen Ponyo’nun bu uğurda yaşamış olduğu sıradışı vakaları mevzu ediniyor. Tıpkı bir insan benzer biçimde, Dünya’nın topraklarla kaplı yüzeyine erişme şansına kavuşan Ponyo, gelen tüm itirazlara karşın insan olabilmek için çabalar sadece tüm bu uğraşlar bir süre sonrasında tüm dünyanın dengesini bozacak olayların yaşanmasına sebep olur.
Doğayı ve tabiat ananın insana katmış olduğu anlamı her fırsatta vurgulayan ve bu mevzuyla ilgili pek oldukça emek verme da icra eden Miyazaki, insan olmanın tam olarak ne anlama geldiğini minik bir çocuğun bakış açısından, başarı göstermiş bir halde konu alıyor.
- IMDb Puanı: 7.7
- Rotten Tomatoes Notu: %91
3. Gökteki Kale (Tenkû no shiro Rapyuta) – 1986:
Miyazaki filmlerinde en oldukça hissedilen şeylerden bir tanesi de dönemin kestirilememesidir. Gerçek üstü ögeler sebebiyle bazen geleceği çağrıştıran filmler, Japon kültürünün kendine özgülüğü yardımıyla de hep geçmişte benzer biçimde hissettirir. Gökteki Kale de bunun en net hissedildiği Miyazaki filmlerinden biridir.
Uçan bir şatonun peşine düşen ve bu seyahat süresince üstünde taşımış olduğu kıymetli taş sebebiyle tehlikelerle karşı karşıya kalan Sheeta isminde karakterin çevresinde dönen öykü, fantastik filmlere ve geleceğe dair değişik görüşlere ilgi duyanlar için şahane bir tavsiye diyebiliriz.
- IMDb Puanı: 8.1
- Rotten Tomatoes Notu: %95
2. Ruhların Kaçışı (Sen to Chihiro no kamikakushi) – 2001:
Yaşamının en mutsuz günlerinden birini yaşayan Chihiro, tüm ısrarlarına karşın gidilmemesi ihtiyaç duyulan bir yola giden anne ve babasının domuza dönüşmesinden sonrasında bir başına esrarengiz bir dünyada kalakalır ve ruhlar, küçük yaratıklar ve çok da fazla düzgüsel görünmeyen insanlarla dolu enteresan bir dünyaya dahil olur.
Miyazaki animeleri içinde akla ilk gelenlerden olan Ruhların Kaçışması, açgözlülükten insan olmaya, çocukluktan yetişkiliğe pek oldukça mevzuya parmak basarak hafızalara kazınmayı başarıyor.
- IMDb Puanı: 8.6
- Rotten Tomatoes Notu: %97
1. Prenses Mononoke (Mononoke-hime) – 1997:
Tabiat ananın insanoğlunun götürdüklerine karşı verdiği mücadeleyi en iyi özetleyen filmlerden önde gelen Prenses Mononoke, büyüleyici güzellikteki karakterleri, çizimleri ve en önemlisi de anlattığı hikayeyle en başarı göstermiş Miyazaki filmleri içinde kesinlikle zirvenin en sağlam talibi diyebiliriz.
Doğayı ve ‘esrarengiz ormanı’ sakınan tabiat üstü canlılar ile adım attığı her yere yıkım götürmüş olan insanların mücadelesini özetleyen film, ilk başta insanlığa dair bir taşlama benzer biçimde görünse de, derinlikli hikayesi yardımıyla bunu oldukça dengeli bir halde anlatarak bir tür öğüte çevirmeyi başarıyor.
- IMDb Puanı: 8.4
- Rotten Tomatoes Notu: %93
Gelecek hafta, yeni bir Haftalık Film Reçetesi bölümünde görüşmek suretiyle, keyifli seyirler.



