Netflix’in Beyaz perde Sektöründe Yapmış olduğu Akıllı Telefon Devrimi

Birçok sektör şeklinde beyaz perde da, kendi içinde oldukça mühim bir dijital dönüşümden geçiyor. Bu evrim sürecinin öncülüğünü ise online dizi ve film seyretme platformu Netflix yapıyor. Peki sual(n) şu: Akıllı telefon ve bilgisayarlardan izlenen filmler, gerçek beyaz perde deneyiminin yerini aldı mı ya da alacak mı?
Hollywood’un en saygı duyulan yönetmenlerinden Martin Scorsese, 10 yıldan bu yana üstünde çalmış olduğu The Irishman’i nihayet seyircilerle buluşturdu. Fakat alıştığımız şeklinde beyaz perdede değil, Netflix’te.
Dünyanın dört bir yanından milyonlarca kullanıcıya ev sahipliği meydana getiren platform, orijinal programlarına her yıl milyonlarca dolar harcıyor. Daha ilkin minik ve orta ölçekte birçok Netflix filmi izlemiştik; sadece hem bütçesi (159 milyon dolar), hem yönetmeni hem de oyuncu ekibi ile bu denli devasa bir yapımı Netflix’te seyretmek, hem beyaz perde sektörü hem de biz seyirciler için oldukça şaşırtıcı olsa gerek.
Al Pacino, Robert De Niro ve Joe Pesci de dahil olmak suretiyle pek oldukça başarıya ulaşmış adı bir araya getiren The Irishman, şu ana kadar eleştirmenlerden ve izleyicilerden tam not aldı. 3,5 saatlik süresiyle dört bölümlük bir mini dizi tadında olan film, bu yılki Oscar koşusunun en büyük favorilerinden biri konumunda.
Altın Küre’de beş değişik dalda aday gösterilen The Irishman’i şu ana kadar ortalama 27 milyon Netflix hesabı izledi. Bununla beraber tek bir hesabın çoğu zaman birden fazla insan tarafınca kullanıldığını hesaba kattığımızda, seyirci sayısı daha da artacaktır.
Beyaz perde seyircisi, Netflix izlemeyi tercih etmeye başladı

Paylaşılan verilere gore Netflix kullanıcılarının yüzde 40’ı, platformdaki içerikleri dizüstü bilgisayarlarından izlerken, yüzde 25’i televizyonlarından izliyor. Akıllı telefon ve tablette seyredenlerin oranı ise sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 5; sadece son altı aydaki veriler, Netflix kullanıcılarının yalnız yüzde 10’unun Netflix içeriklerini akıllı telefonlarından izlediklerini ve ezici bir halde yüzde 70’inin ise bu deneyimi televizyonlarda yaşadıklarını gösteriyor.

Bu verileri sizlere aktarmamın sebebi, Scorsese’nin The Irishman’in akıllı telefon ve tablet şeklinde minik ekranlarda izlenmemesi icap ettiğini söylemesi. Fakat birçok insan, meşhur yönetmenin bunu Netflix için bir film yapmadan evvel düşünmesi icap ettiğini belirtti. İşin doğrusu bu düşüncenin pek de yanlış olmadığı ortada.
İster video ister müzik odaklı olsun tüm akış platformlarını akıllı telefonlar üstünden kullanabilmek, erişilebilirlik ve hız anlamda müthiş bir kolaylık sağlıyor. Fakat bu durum, beyaz perdenin geleceği açısından oldukça büyük kırılmaya işaret ediyor. Kim bilir akıllı telefonlar yakında varsayılan beyaz perde deneyimi olabilir. Nitekim yıldan yıla azalan beyaz perde seyircisi sayısı, streaming gösterim platformlarının beyaz perde üstündeki tesirini net bir halde gösteriyor. Şüphesiz ki insanların çoğunluğu hala büyük ekranlarda film izlemeyi tercih ediyor; sadece haiz oldukları avantajlar sebebiyle gelecek akıllı telefonların olabilir.



