Oyun Dünyasının Unutulmayan Oyun Karakterleri (Her Biriyle Yüzlerce Saatimiz Var)

Geçmişten bugüne çıkan binlerce oyunda pek oldukça oyun karakteri hafızalarımıza kazındı. Ikimiz de bunlar arasından en oldukça unutamadıklarımızı sizler için bir araya getirdik.
Oyun dünyası yalnız mükemmel grafikler yada karmaşık hikâyelerden ibaret değil. Aslolan bizi o dünyaların içine çeken şey, yolculuğumuza birlikte rol alan karakterlerdir. Çocukluğumuzdan bu yana elimizden düşürmediğimiz kontrolcülerle kimi zaman dünyayı kurtardık, kimi zaman de yalnız bir prensesi bulmaya çalıştık.
İşte bu maceralarda bizimle ağlayan, bizimle savaşan ve hafızalarımıza kazınan unutulmayan oyun karakterleri, yalnız kodlardan ibaret olmanın oldukça ötesine geçerek hayatımızın bir parçası hâline geldi. Gelin, oyun evveliyatına damga vurmuş o efsanevi isimlere bir göz atalım.
Tesisatçıların en kahramanı: Mario
Oyun dünyası denilince akla ilk gelen isim şüphesiz kırmızı şapkalı, bıyıklı ve sempatik tesisatçımız Mario oluyor. Mantar Krallığı’nda oradan oraya zıplayan, altınları toplayan ve Prenses Peach’i acımasız Bowser’ın elinden kurtarmak için bitmek bilmeyen bir maceraya atılan Mario, hepimizin çocukluğunda devasa bir yer kaplıyor.
Yalnız rahat bir platform oyununun ana karakteri olarak yola çıksa da bugün yarış oyunlarından tenis kortlarına kadar her yerde karşımıza çıkan Mario, neşeli sesi ve bitmek bilmeyen enerjisiyle oyun tarihinin en büyük simgelerinden biri olmaya devam ediyor.
Maceranın kuvvetli yüzü: Lara Croft

Tomb Raider serisiyle yaşamımıza giren Lara Croft, yalnız bir oyun karakteri değil, hem de kuvvetli ve bağımsız hanım figürünün oyun dünyasındaki en büyük temsilcilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Çift tabancası, ikonik giysisi ve korkusuzca atılmış olduğu antik mezarlarla Lara, tehlikenin üstüne gözünü kırpmadan giden bir maceraperest. Seneler içinde grafikleri ve seçimi değişse de hayatta kalma içgüdüsü ve zekâsıyla çözdüğü bulmacalar yardımıyla her devrin oyuncusunun kalbinde hususi bir yere haiz olmayı başardı.
Duygusal çete üyesi: Arthur Morgan

Red Dead Redemption 2 ile yaşamımıza giren Arthur Morgan, Yırtıcı Batı’nın tozlu yollarında yalnız bir çete üyesi olarak değil, içsel çatışmalarıyla hepimizi derinden etkileyen bir karakter olarak öne çıkıyor.
Oyun süresince onun sadakati, değişen dünyaya ayak uydurma çabası ve yapmış olduğu hatalarla yüzleşmesi, bir oyundan oldukça daha fazlasını hissetmemizi sağlamış oldu. Arthur’un o sert ve acımasız dış görünüşünün altında yatan yufka yüreği ve günlüğüne yazdığı samimi satırlar, onu oyun dünyasının en gerçekçi ve unutulmaz karakterlerinden biri yapmış oldu.
Öfkenin ve pişmanlığın simgesi: Kratos

God of War serisinin efsanevi karakteri Kratos, Yunan mitolojisinin tanrılarına kök söktüren öfkeli bir savaşçı olarak hafızalarımıza kazındı sadece onun hikâyesi yalnız kan ve intikamdan ibaret kalmadı.
Seneler sonrasında İskandinav mitolojisinde karşımıza yaşlı, olgunlaşmış ve oğluna iyi bir baba olmaya çalışan bir Kratos çıktı. Onun bu inanılmaz karakter gelişimi, geçmişiyle yüzleşmesi ve içindeki dinmek bilmeyen öfkeyi denetim etme çabası, oyun dünyasında eşine azca rastlanır türden bir hikâye anlatımı sundu.
Canavar avcısı: Geralt of Rivia

The Witcher serisinin beyaz saçlı, sarı gözlü ve dışarıdan bakıldığında duygusuz şeklinde duran kahramanı Geralt, aslına bakarsak olayların oldukça daha karmaşık bulunduğunu bizlere her fırsatta gösterdi. İki kılıcıyla kıta süresince dolaşıp canavar avlarken, hem de insanların canavarlardan daha tehlikeli olabileceğini bizlere söyledi.
Yapmış olduğu zor etik seçimler, Ciri’ye olan babacan tavrı ve o alaycı gülmece anlayışı, Geralt’ı yalnız fantastik bir dünyanın kahramanı değil, hem de bağ kurması oldukça kolay ve karizmatik bir dost hâline getirdi.
Hepimizin kardeşi: Ellie

The Last of Us serisinde küçücük ve korkmuş bir kız evladı olarak tanıdığımız Ellie, zaman içinde kıyamet sonrası dünyanın acımasız şartlarında hayatta kalmayı öğrenen sert bir savaşçıya dönüştü.
Onun Joel ile olan o karmaşık ve derin bağları, kayıpları ve intikam duygusuyla başa çıkma şekli, oyunculara duygusal değişimler yaşattı. Ellie’nin gitar çaldırmış olduğu o sakin anlardan, enfekte olmuş yaratıklarla hayatta kalma mücadelesi verdiği saniyelere kadar her anı, karakterin ne kadar sağlam yazıldığının bir kanıtı durumunda.
Gölgelerin içinde: Ezio Auditore da Firenze

Assassin’s Creed serisinde birçok karakteri yönettik fakat hiçbiri İtalyan Rönesansı’nın o şık ve karizmatik suikastçısı Ezio kadar hafızamızda yer etmedi. Ailesinin ağlatısal ölümünün peşinden intikam yemini eden genç ve toy bir asilzadeden, Bilge bir Suikastçı Ustası’na dönüşme serüvenine doğumundan ölümüne kadar şahitlik ettik.
Floransa’nın çatıları içinde süzülmesi, gizli saklı bıçağı ve o meşhur peleriniyle Ezio, oyun dünyasının en havalı ve derinlikli karakterlerinden biri olarak tahtını koruyor.
Hız ve serüven: Sonic

Sega’nın altın evladı olan Sonic, kırmızı ayakkabıları ve rüzgârı bile geride bırakan hızıyla 90’lı senelerden beri hayatımızın hız kesmeyen bir parçası. Altın yüzükleri toplarken Dr. Robotnik’in fena planlarını bozmaya çalışan bu mavi kirpi, asi tavrı ve sabırsız hareketleriyle daima oldukça sevildi.
Yalnız oyunlarla sınırı olan kalmayıp filmleri ve çizgi dizileriyle de popülerliğini sürdüren Sonic, platform oyunları denilince akla gelen en ikonik ve nostaljik adlardan biri olmaya devam ediyor.
Yüzü olmayan kahraman: Master Chief

Halo evreninin yeşil zırhlı ve altın sarısı vizörlü efsanesi Master Chief, yüzünü neredeyse asla görmediğimiz hâlde oyun dünyasının en ikonik kahramanlarından biridir.
Suni zekâ yoldaşı Cortana ile olan ilişkisi ve insanlığı kurtarmak için verdiği bitmek bilmeyen savaşım, ona büyük bir derinlik kazandırdı. Oldukca azca konuşmasına karşın her cümlesiyle ağırlığını hissettiren bu “Spartan” askeri, bilim kurgu oyunlarına yön veren ve milyonlarca oyuncunun saygısını kazanan bir karakterdir.
Labirent ustası: Pac-Man

Oyun dünyasının karakterlerinden bahsederken, o sarı ve sempatik daireye dönmemek olmaz. Pac-Man, karmaşık hikâyeleri yada seslendirmeleri olmadan yalnız karanlık bir labirentte hayaletlerden kaçıp ufak noktaları yiyerek bir dünya efsanesi hâline geldi.
Atari salonlarından günümüz çağdaş konsollarına kadar uzanan bu yolculukta Pac-Man, yalnız bir oyun karakteri değil, video oyun endüstrisinin direkt sembolü ve en tatlı nostaljisi olarak listemizin en elit yerinde duruyor.



