Oyun

Oyunun Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Fanatik Teorisi

Bazı oyunların oynanışları, bazılarının grafikleri bazılarının ise hikâyeleri öne çıkar. Bugün hikâyeleriyle öne çıkan oyunları göz önüne alacağız. Hatta o şekilde oyunlar vardır ki, güzel hikâyesini bir o denli güzelleştirip derinleştiren ve kimi zaman oyunun hikâyesinden bile güzel olan fanatik teorileri bulundurur. Gelin o fanatik teorilerine göz atalım.

Oyunlarda yer edinen küçük detaylar, oyuncuların dikkatini çekmiş olduğu vakit kendi başlarına apayrı bir hikâye olabiliyorlar. Oyuncular oyunu dikkatlice oynamaya başladığında ve geliştiricilerin bıraktığı ekmek kırıntılarını takip ettiğinde ortaya kimi zaman oyunun hikâyesini daha da derinleştiren, kimi zaman de oyunun hikâyesinden bile daha güzel olan fanatik teorileri ortaya çıkabiliyor.

Hatta bu fanatik teorileri kimi zaman o denli iyi oluyor ki çöp diyeceğimiz bir oyunu bile o çukurdan kurtarıp çıkarabiliyor. Bazıları oyunun hikâyesiyle doğru orantılı bazıları ise bambaşka bir yönde olan fanatik teorilerini listelediğimiz içeriğimize geçmeden ilkin uyaralım: Yazımızda oyunlara dair sürprizbozanlar olacak.

Fanatik teorileri oyunun hikayesinden daha güzel olan oyunlar:

  • Mass Effect 3
  • Max Payne 3
  • Bloodborne/Dark Souls
  • Destiny
  • Dead Space
  • Far Cry 3

Komutan Shepard hipnotize edilmiş: Mass Effect 3

Mass Effect 3’ün sonu, tarihe oyuncuları en fazlaca bölen sonlardan biri olarak geçti sadece bunun yanı sıra en popüler fanatik teorilerinden birini de doğurmuş oldu. Seri süresince istilacı Reaper tehdidine ne kadar yaklaşırsanız, kendinizi onların iradesiyle telkin edilmeye, hipnoz edilmeye daha çok açtığınız vurgulandı.

Oyundaki bir çok karakter, belirli bir süre Reaper teknolojisine maruz kaldıktan sonrasında akılsız bedenlerden başka bir şey olmuyorlar. Fanatik teorisinde Mass Effect 3 süresince Komutan Shepard’ın aslına bakarsak kendi telkinlerine karşı savaştığı söyleniyor.

Shepard’ın erken bir görevde kurtaramadığı bir evladı kovalayan ve bu görevi onlarca kere icra eden oyuncular, her bu vazife çıktığında Reaper’ların tesirini yansıtan koyu gölgelerin sayısının arttığını fark etti. Bu yavaş hipnoz sürecinin bir Reaper lazeriyle tetiklendiği ve yine eski haline geri getirilmiş olduğu iddia ediliyor.

Arada denk geldiğimiz şanssız eski polis aslına bakarsak Max’in beyninde yaşayan biri: Max Payne 3

Oyunun Kendi Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Hayran Teorisi

Max Payne 3 süresince kendisinin onlarca kere ölümcül kurtarma görevlerinizin çapraz ateşinde kabul eden şanssız bir eski polis Anders Delting’e rastlayabilirsiniz. Size doğru gelen mermilerin içinde vakit ayırabileceğiniz Anders, ortaya çıktığında size pastoral aile hayatından bahsediyor. Sadece Anders’ın oyun süresince acayip olan çıkışları, fanatik teorisine bakılırsa yalnız Max’in kafasında yaşayan biri.

Spesifik olarak Anders, Max’in bu iğrenç hayata, alkole, uyuşturucuya bulaşmasaydı ve intikam ateşine bürünmeseydi iyi mi biri olurdu sorusuna yanıt durumunda diyebiliriz. Zira ailesi öldürülmeden ilkin Max Payne’in hayal etmiş olduğu son da bu şekilde bir sondu.

Bloodborne, Dark Souls’un sonrasında geçiyor: Bloodborne/Dark Souls

Oyunun Kendi Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Hayran Teorisi

Bloodborne ve Souls serileri içinde direkt bir bağlantı olmadığı geliştiriciler tarafınca onlarca kere belirtilmiş olmasına karşın, bu reddit tartışmasında bahsedilen mühim bir bağlantı iki oyunu birbirine bağlıyor şeklinde görünüyor.

Bloodborne’un Hunter’s Dream’inin (silahlarınızı ve karakterinizi geliştirebileceğiniz merkeziniz) arka planında fazlaca uzaklara doğru uzanan, kütük yada dal olmadan tepeden ve alttan kesilmiş sonsuz bir sütun benzeri ağaç topluluğunu açıkça görebilirsiniz.

Oyunun Kendi Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Hayran Teorisi

Bu görüntü, konumun gerçek dışılığını vurgulamak için öylesine bir detay da olabilir sadece bu şekilde motifler Souls serisinde de bulunuyordu, bilhassa de Dark Souls 2’de. Yukarıdaki fotoğrafta da Dark Souls 2’den bir sahnede aynı görüntüyü görebilirsiniz.

Aslen kötüler Muhafızlar: Destiny

Oyunun Kendi Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Hayran Teorisi

Orijinal Destiny, hikâyesi o kadar da beğenilmeyen bir oyundu. Oyunda oynadığımız karakter, Karanlık ile yüzleşmek için Seyyah olarak malum gizemli bir nesne tarafınca yetiştirilen birkaç Gardiyandan yalnız biri. Çok da fazla özenilmiş bir hikâye değil anlayacağınız.

Sadece birazdan bahsedeceğimiz bu fanatik teorisi bu durumu tam tersine çeviriyor. Hayırsever sadece fena bir varlığın emirlerini yerine getirmek ve cani bir kukla şeklinde hareket etmek için tekrardan doğan karakterimiz, Destiny süresince aslına bakarsak bilincinde olmadan durdurulması ihtiyaç duyulan bir türü yok etme çalışmasına ortak oluyor.

Oyunun Kendi Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Hayran Teorisi

Karakterlerin kökenleri oyunda belirsiz tutulmuş sadece hayranlar, aslına bakarsak Muhafızların başından beri kötü karakterler olduğuna vurgu icra eden bir repliğe ışık tuttu:

“Ghost bana dedi ki: Sen bir ölünün şeklinde, bir ölü tarafınca yaratılmış ölü bir şeysin. Tek yapacağın öldürmek. Sen buraya ilişkin değilsin. Burası yaşamın yeri.”

Fanatik teorisinde bahsedilen ek bir detay ise Muhafızların isimlerinin tehditkâr, düşman tiplerinin ise daha elit isimlere haiz olması. Sizin seçebileceğiniz sınıflar Avcı, Warlock ve Titan iken düşmanlarınız Şövalyeleler ve Büyücüler olarak beliriyor.

Nekromorflar aslına bakarsak virüslüler ve her şey bir ilüzyon: Dead Space

Oyunun Kendi Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Hayran Teorisi

Dead Space serisinde doğaüstüişaretçiler’ (nekromorfların türemesine neden olan eski uzaylı kuleleri) uzaylı belasını galaksiye yaymış olduğu sırada insan popülasyonunu da zihin kontrolü kanalıyla yoldan çıkarır.

Bir fanatik teorisine bakılırsa ise bu doğaüstü işaretçilerinin amaçlarının tamamen değişik olduğu düşünülüyor: Bir dikkat dağıtma aracı. Teoriye bakılırsa Nekromorfların öteki varlıklar tarafınca genetik olarak değiştirilmiş olduğu, bir ortamın kuytu köşelerinde ve kuytularında kuluçkaya yatan ve bir konakçının vücudunu enfekte eden ve yakalayan bir virüs şeklinde yayıldıkları düşünülüyor.

Oyunun Kendi Hikâyesinden Daha Güzel Olan 6 Hayran Teorisi

(Kule olarak görünen işaretçiler)

Netice olarak, nekromorflar da öteki biyolojik çekince salgınlarıyla aynı şekilde tedavi edilmelidirler: enfeksiyon kaynağının bulunması ve ortadan kaldırılması. İşaretçiler, bunun olmamasını sağlamak için varlar ve insanlara bu uzaylı eserleri ile bağlantılı halüsinasyonlar, paranormal vakalar ve doğaüstü anomaliler gösteriyorlar.

Gerçekte ise bu yalnız virüs bulaşmış insanların beyinleriyle oynayan viral bir enfeksiyon. Sadece insanoğlu doğaüstü işaretlerin altına inmekle meşgul oluyorken virüs popülasyonu yok ediyor. Kimin ilk olarak bu virüsü oluşturup saldığına dair bir data yok sadece bilinmeyen kaynakların düşmanlarını onlarla direkt olarak etkileşime geçmeden yok etmelerini sağlamış olduğu düşünülüyor.

Jason gitgide Vaas’a dönüştü: Far Cry 3

Far Cry 3 yayınlandığı vakit, gerek grafik gerek oynanış gerekse hikâye bakımından herkesi büyülemiş ve her insanın favori oyunları arasına girmişti. Far Cry 3, bahsettiğimiz fanatik teorisiyle hikâyeyi daha da derinleştiren bir teoriye haiz. Hatta Ryan Hollinger isminde YouTuber’ın bu mevzuyla ilgili fazlaca güzel bir videosu da bulunmakta.

Teoriye bakılırsa oyun hikâyesi süresince Jason Brody’nin yaşamış olduğu vakalar sonucunda Jason, oyunun fena karakteri Vaas Montenegro’ya dönüşüyor. Oyunun ana menüsü dahil birçok noktasında kullanılan bakışım figürleri de bunu bir nevi kanıtlar özellikte. Vaas’ın Jason’u yalnız kaçabilsin diye yine yine kaçırmasının sebebi de buna yoruluyor. Şundan dolayı Vaas da adaya ilk geldiğindi tıpkı Jason gibiydi. Jason da Vaas’ın geçmiş olduğu lanetli yoldan geçerek aynı onun şeklinde oldu.

Böylelikle oyunun hikayesinden daha güzel olan 6 fanatik teorisini derlediğimiz içeriğimizin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Düşüncelerinizi ve önerilerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında belirtmeyi lütfen ihmal etmeyin. Ek olarak resmi Telegram kanalımıza buradan abone olabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu