Oyun

Psychonauts 2 İncelemesi – Webtekno – Güncel Teknoloji Haberleri ve Video İncelemeleri

Üç boyutlu platform oyunları düşünülünce akla gelen ilk oyunlardan birisi şüphesiz Psychonauts. Psychonauts 2 ise ilk oyunun bıraktığı yerden devralıp seriyi tekrardan şahlandırmaya geldi. Gelin oyunun ne kadar başarı göstermiş olduğuna beraber bakalım.

Psychonauts 2 için dev reklam kampanyaları yürütülmedi, webin her köşesinden fırlayıp gözümüze sokulmadı ve tüm bunlar oyunun arkasında Xbox Game Studios şeklinde bir dev olmasına karşın yapılmadı. Şundan dolayı net olan bir şey var ise o da iyi bir ürünün kendi kendini oldukça iyi bir halde pazarlayabileceği.

Evet, yazıyı direkt karşımızda iyi bir oyun bulunduğunu söyleyerek açıyorum. Şundan dolayı Psychonauts 2 paragraflar süresince devam eden iyi mi yoksa fena mü şeklinde tartışmaları hak etmiyor. Psychonauts 2, üç boyutlu bir platform oyunundan beklenebilecek her şey ve daha fazlası.

Aksiyon ve güldürü ne şekilde mi işlenmeli? İşte bu şekilde:

Psychonauts 2 daha ilk görevle beraber aksiyon türünün ciddi sahnelere, sözde unutulmaz repliklere tutsak olmak zorunda olmadığını tüm senaryoyu birkaç tane havalı karaktere emanet eden aksiyon oyunlarının kafasına vura vura gösteriyor.

Oyun aksiyonu doğru bir halde işlerken Psychonauts serisinin temel taşı olan mizahı da kenara atmıyor. Oyun oynarken hakikaten kahkahalara boğan espriler görmek sık sık denk geldiğimiz bir şey değil. Psychonauts 2 ise ilk oyunun üstünden geçen on altı senenin arkasından bunu tekrardan başarıyor.

Oyunun en güzel yanlarından biriyse aksiyon ve güldürü türünü aynı potada eritebilmesi. Bunu yer yer koltuğa yapıştıran aksiyon, bazense sandalyeden düşüren şakalarla değil, ikisini de aynı anda yaparak başarıyor. Dünyanın kaderini elimizde tuttuğumuz anlarda asla beklenmedik kelime oyunları, ucuz olmayan şakalar ve daha fazlasını oyunda görmek mümkün.

Kuvvetli karakterlerin ne kadar fark yaratabileceğini anımsamak:

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

Aksiyonun ve komedinin bu kadar sağlam bir halde işlenebilmesinin en mühim sebeplerinden biri karakterler. Karakter çizimleri, seslendirmeleri ve kişilikleri fazlaca iyi. Yüzlerce değişik karakterle tanıştığımız oyunların verdiği yorgunluğu Psychonauts 2 ile attım ve kendimi uzun bir süre sonrasında bir oyundaki karakterleri tanımaya zaman ayırırken buldum.

Her karakterin bambaşka bir görünüşe haiz olması, ana hikâye için önemi büyük karakterlerin bile neredeyse birbirinin aynısı olduğu üst düzey yapımlara ders durumunda. Bu yaklaşımın, oyundaki her karaktere değişik bir kimlik yüklenebilmesine yardımı fazlaca büyük.

Psychonauts oyunlarında karakterlerin zihinlerinde uzun bir süre geçirdiğimiz için bir çok karakterin iç dünyasını yakından tanıma şansımız oluyor. Karakterlerin travmalarına zihinlerinin içindeyken şahit olmak ve oyunun bu travmaları kendi içinde sapasağlam bir temele oturtması, karakterlerin bilinçaltı ile dış dünyaya gösterdikleri kişiliklerinin tutarlılığı şeklinde detaylar mükemmel bir bulgu deneyiminin de kapılarını aralıyor.

Karşımızda sistemi yormayan görsel bir şölen var:

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

Oyunun görsel kalitesine de değinmeden geçmeyeceğim. Psychonauts 2 fazlaca güzel görünen bir oyun. Bu güzellik yüksek çözünürlüğünde olan doku kaplamalarından yada ultra gerçekçi gölgelerden değil, 2005’te oluşturulan tarzın 2021’de de korunabilmesi ve o zamanlardan bu yana gelişen değişen teknolojinin direkt bu tarza aktarılabilmesinden kaynaklanıyor.

Eğer Psychonauts serisine aşina biriyseniz, Psychonauts 2’den herhangi bir sahne görmeniz hangi oyuna baktığınızı anlamanız için kafi olacaktır. Her oyunun birbirine benzemeye başladığı günümüzde bu biçim bir kimlik yaratabilmiş ve devam ettirebilmiş olmak takdire şayan.

Birazcık yavan fakat gene de sıkmayan bir dövüş sistemi:

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

Psychonauts 2’de ilk oyuna oranla fazlaca daha geniş bir düşman yelpazesi var. Her düşman tipi de kendine özgü kabiliyetlere haiz. Dolayısıyla dövüş esnasında her şey vurmak ve zıplamaktan ibaret değil. Her düşman tipine değişik şekilde yaklaşmak ve dolayısıyla düşünerek hareket etmek gerekiyor.

Oyunun dövüş mekanikleri averaj seviyede. Bu noktaya pek ağırlık verilmediği belli oluyor. Bilhassa yakın dövüş yer yer yavan ve can bunaltıcı olabiliyor. Yakın dövüşten çıkıp kabiliyetlerimizi kullanarak dövüşmeyi tercih ettiğimizde işler bir miktar daha keyifli hale geliyor sadece gene de fazlaca daha iyisi yapılabilirdi.

Kabiliyetler demişken, oyunda sekiz değişik kabiliyetimiz bulunuyor. Fakat maalesef bu sekiz kabiliyetten yalnızca dört tanesini aynı anda kuşanabiliyoruz. Karşımızda birden fazla düşman tipi varken devamlı olarak beceri havuzumuz üstünde oynama yapmak bir yerden sonrasında oyunun atmosferinden kopmaya sebep oluyor. Klavye ve fare ikilisiyle oynayanlar da kontrolcülerde yalnızca dört tane tetik tuşu bulunmasından dolayı getirilen bu sınırlamadan payını alıyor.

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

Boss dövüşleriyse bambaşka bir hikâye. Boss dövüşleri yerde yuvarlanmak ve mümkün olduğu süre gidip yumruk atmaktan ibaret değil. Her boss’a ayrı hücum çeşitleri, ayrı zayıf noktalar ilave edildikten sonra bir çeşitlilik yüklenmiş. Bu yüzden her boss dövüşü bambaşka bir senaryoya haiz. İlk birkaç saat oyundaki boss sayısı yetersiz geliyor sadece sona doğru tatminkar oranda değişik boss’la karşılaşıyoruz.

Keşfetmeye değen bir dünya:

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

Oyunun harita tasarımları övülmeyi hak eden bir başka yanı. Platform öğelerini ansızın değiştirip üçüncü ve ikinci boyut içinde gelgit icra eden hareketli harita tasarımları oynanışa canlılık kazandırıyor. Canlılık da keşfetmeye açık haritalarla birleşince oradan oraya koşturmacalar epey keyifli hâle geliyor.

Oyundaki keşfin en güzel yanlarından biri kafamızın üstünde devamlı olarak neyin nerede bulunduğunu gösteren sinir bozucu okların olmaması. Oyunda elimize geçen haritalar hakikaten harita şeklinde. Nereye iyi mi ulaşacağımızı idrak etmek için birazcık bakınmamız gerekiyor.

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

Keşfi keyifli icra eden detaylardan bir diğeriyse günümüzde sıkça gördüğümüz, birbirini yeniden eden görevlerle doldurulan bir açık dünya olmaması. Psychonauts 2 kendi yarattığı görece minik, yarı açık dünyasında sıkılmaya mahal vermiyor. Açık dünya mekaniğini sırf insanoğlu oyunda yüzlerce saat geçirsin diye kötüye kullanma eden, bir de üzerine bununla övünen geliştiriciler ümit ederim Psychonauts 2 ile en nihayet derslerini alırlar.

Etrafa bakınmanın karakter gelişimine olan tesirini de unutmayalım. Oyunda çeşitli geliştirmeler ve kozmetik eşyalar satın alabilmemizi elde eden Psitanium’u elde etmek oldukça kolay. Sadece Psitanium ile alabildiğimiz geliştirmelerde dengesiz bir düzey sınırı olması uzun bir süre bazı geliştirmelere kedinin ciğere bakmış olduğu şeklinde bakmama sebep oldu. Elimde fazla oranda Psitanium olmasına karşın harcama meydana getirecek fırsat bulamadım.

Görevler kimi zaman hâlâ bitmedi mi dedirtebiliyor:

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

Vazife yapıları Psychonauts 2’nin çeşitlilik anlamında elini kuvvetli tuttuğu bir nokta. Neredeyse her görevde hem yaratıcı hem de kendini yeniden etmeyen parkur ve bulmaca çeşitleriyle karşılaşıyoruz. Görevlerle ilgili canımı sıkan tek nokta ara sıra gereğinden fazla uzun olduklarını duymak oldu.

Gereğinden fazla uzun görevlerse aslına bakarsan karmaşık olan hikâyenin ara sıra anlaşılması epey zor bir hâl almasına sebep oluyor. Hikâyeyi izlemek kimi zaman o denli zor ki Christopher Nolan görse imrenir, Hans Zimmer da “Müziği niçin ben bestelemedim?”, der. Fakat belirtmeden geçmek olmaz, Monkey Island ve Grim Fandango şeklinde başyapıtlardan tanıdığımız Peter McConnell müzikler mevzusunda fazlaca iyi bir iş çıkarmış.

Hatta müzikler o denli beğenilmiş olacak ki yer yer arkaplanda çalan müzikten dolayı (ki oyunun bir kısmı tamamen müzikle ilgili) diyalogları duyamadığım oldu. Bazı zamanlardaysa dış sesler konuşmaları bastırdı. Bunlar her ne kadar oyuncu tarafınca ses ayarları düzenlenerek kolayca halledilebilir şeyler olsa da not olarak düşmek istedim.

Netice: Senenin en iyi oyunu olmaya aday

Platform Oyunu Sevenler Toplansın: Fırtınalar Estiren Psychonauts 2’yi İnceledik (Almaya Değer mi?)

  • Artılar:
    • Aksiyon ve güldürü dengesi
    • Karakterler
    • Görsellik
    • Boss dövüşleri
    • Harita tasarımları
  • Eksiler:
    • Dövüş sistemi
    • Kuşanılabilen kısıtlı beceri sayısı
    • Geliştirmelerdeki düzey sınırı
    • Yer yer uzun görevler

Psychonauts evrenini günümüze uygun bir teknik seviyede tekrardan görmek fazlaca güzel. Pscyhonauts’ı Psychonauts icra eden her şeyin korunup, üzerine yenilerinin eklendiği görmek bilhassa oyunsuz geçen bu susuz yaz günlerinde bana ilaç şeklinde geldi. Tüm eksiklerine karşın Psychonauts 2’nin en azından senenin en iyi oyunu adaylarından biri olmayı hak ettiğini düşünüyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu