Simülasyonda Yaşadığımız Düşüncesine Dayanan 10 Film

Çoğumuz büyük ve gelişmiş bir medeniyetin ürünü olan yazılımın içinde mi yaşıyoruz? Gerçekliğe ilişkin eleştirel bakışın tavan yapmış olduğu günümüzde, simülasyon hipotezini mevzu edinen başarıya ulaşmış bir sizin için derledik.
Simülasyon hipotezinin temeli, Antik Yunan’da yaşamış düşünürlerin öne sürdükleri fikirlerle atıldı. Her çağ ve her dönemde gerçekliğe ilişkin eleştiriler yapılmış oldu. İnsanlar değişik araçlarla ya da söylemlerle yaşadığımız gerçekliğin bir yapaylıktan ibaret olabileceğini söyledi.
Binlerce senedir süregelen bu yanıt arayışında, 21. yüzyılın 5’te birini tamamlamak üzereyiz. Elimizdeki en kuvvetli anlatı aracı ise beyazperde. Geçtiğimiz 20 ila 25 yıl süresince beyaz perdede simülasyon hipotezine ilişkin oldukca ciddi göndermeler yapılmış oldu. Gelin o filmlere yakından bakalım.
Not: Listede beklentilerin aksine bir tek bilim kurgu türünde yapımlar yok. Elimizden geldiğince her tarzda yapıma yer vermeye çalıştık.
Dehşet Kapanı (The Cabin in the Woods):
- Tür: Korku
- IMDb puanı: 7,0
- Rotten Tomatoes notu: %91
Tenha bir ormanda yer edinen minik bir evde hafta sonu tatili yapmak isteyen bir grup genci izliyoruz. Bu cümle filmin bir klişe olduğuna işaret etse de inanılmaz şekilde yanıltıyor. Bulundukları minik evin Ancient One isminde mistik bir varlığın sığınağının üstüne inşa edildiğini anlayan gençler, filmin sonunda o şekilde bir şeye ulaşıyorlar ki aklınız yerinden çıkabilir.
Bu filmimizde işlenen simülasyon hipotezinin deposu Jean Baudrillard’ın görüşlerine dayanıyor. Boudrillard, aslen medyanın gerçekliğin bir simülasyonu bulunduğunu korumak için çaba sarfeden mühim bir sosyologdu. Film hakkında daha çok tadınızı kaçırmak istemiyoruz. Korku türünü de seviyorsanız kesinlikle izleyin.
Yarının Sınırında (The Edge of Tomorrow):
- Tür: Aksiyon, bilim kurgu
- IMDb puanı: 7,9
- Rotten Tomatoes notu: %90
Ele almış olduğu mevzuyla direkt simülasyon terimini işleten bu filmimizde Tom Cruise abimiz, aynı günü yine yine yaşayan bir askere yaşam veriyor. Aynı günü yine yine yaşama kurgusu, ‘de javu’ ve ‘rüya’ şeklinde fenomenleri çağrıştıran bir bilim kurgu hikâyesine sırtını yaslıyor.
Bay Hiçkimse (Mr. Nobody):
- Tür: Dram, fantastik, bilim kurgu
- IMDb puanı: 7,8
- Rotten Tomatoes notu: %67
Beyazperde sitelerinde asla hak etmiş olduğu puana haiz olmadığı anlaşılan Mr. Nobody, gelecek ve geçmiş içinde örülen bağlantıların tercihlerimizden ne kadar etkilendiğini gösteriyor. Filmdeki ana karakterimiz Nemo’yu neredeyse her yaşta görüyor, her çağı onunla beraber yaşıyoruz. Nemo’nun kendi gerçekliğini keşfetme mücadelesi ise bizlere ‘kelebek tesiri’ dahil pek oldukca olayın açıklamasıyla sunuluyor. Dünya üstünde birbiriyle alakasız olan her şey, ansızın birbiriyle ilişki kurabiliyor.
Aç Gözünü (Abre los ojos):
- Tür: Dram, gizem
- IMDb puanı: 7,8
- Rotten Tomatoes notu: %85
İspanyol sinemasının en malum örneklerinden olan Aç Gözünü, bir insanın yaşamının aşkını bulduktan sonrasında kararan yaşamını mevzu alıyor. Şimdi bunun simülasyon ile ne ilgisi bulunduğunu oldukca merak edeceksiniz. Edin ve izleyin diye buradasınız. En sonunda her şeyi de söyleyecek değiliz ya 🙂
Vanilla Sky:
- Tür: Dram, gizem
- IMDb puanı: 7,8
- Rotten Tomatoes notu: %85
Yukarıdaki Aç Gözünü filminin Amerikan versiyonu olan Vanilla Sky, bu kez başrolde Tom Cruise’a yer veriyor. Filmdeki hanım oyuncu ise İspanya versiyonunda da aynı karaktere yaşam veren Penelope Cruz. Aynı filmin iki değişik ülkedeki versiyonunda aynı karakteri oynaması epey garip bir detay.
Her iki filmin de açılış sahnelerini aşağıdan karşılaştırmalı olarak seyredebilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=Gfo4Z_924rs
Karanlık Kent (Dark City):
- Tür: Gizem, bilim kurgu
- IMDb puanı: 7,7
- Rotten Tomatoes notu: %75
Geçmişine dair garip anılarla savaşım eden bir adam, bu anılarında asla hatırlamadığı bir hanımla eş bulunduğunu görür. Hatta yaşamış olduğu dünyanın ve şehrin de bir Güneş’i yoktur. Karanlık Kent, uyandıktan sonrasında detaylarını unuttuğunuz bir rüya şeklinde filmdir.
Başlangıç (Inception):
- Tür: Aksiyon, bilim kurgu, gizem
- IMDb puanı: 8,8
- Rotten Tomatoes notu: %86
Christopher Nolan’ın kariyer zirvelerinden birisi olan Inception filmini, beyaz perdeye aşık olup da bilmeyen yoktur diye düşünüyoruz. İnsan bilincinin kim bilir en gizemli ürünü olan rüyalara odaklanan bu filmin kendisi baştan sona bir rüya şeklinde. Nolan’ın öteki başarıya ulaşmış projeleri için aşağıdaki içeriğe de göz atmayı ihmal etmeyin.
Truman Show:
- Tür: Güldürü, dram
- IMDb puanı: 8,1
- Rotten Tomatoes notu: %94
Mevzuyu işleyiş tarzıyla hâlâ ders olarak okutulan ve üstüne bilimsel araştırmalar meydana getirilen bir filmdir Truman Show. Yaşamının başlangıcından itibaren bir tv şovu olarak piyasaya çıkan Truman Burbank’in özgürlük mücadelesini izleriz. İzlemekle kalmaz, yaşarız. Filmimizde simülasyon hipotezlerine dair en belirgin şekilde ortaya atılan görüşler, gene meşhur sosyolog Jean Boudrillard’a aittir. İnsanın çocukluk, gençlik ve yetişkinlik döneminde yine yine izlemesi ihtiyaç duyulan nadir yapımlar içinde gösterilir.
Matrix:
- Tür: Aksiyon, bilim kurgu
- IMDb puanı: 8,7
- Rotten Tomatoes notu: %88
Mevzu simülasyon hipotezleri olunca Matrix serisinin yarattığı etkiyi uzun uzun tartışabiliriz. Bu film yazılımlar, robotlar, insansı suni zekaların ötesinde şeyler anlatır. Her ne kadar popülerliğinin mühim bir kısmını döneminde çığır açan görsel efektleri ve kurgusuyla kazansa da felsefi dayanakları üstüne sayısız bilimsel araştırma yapılmıştır. Eğer bugün simülasyon hipotezinin bu kadar popüler olmasını elde eden bir tesir söz konusuysa, Matrix bu etkinin büyük kısmını tek başına yaratmıştır.
13. Kat (The Thirteenth Floor):
- Tür: Gizem, bilim kurgu, gerilim
- IMDb puanı: 8,7
- Rotten Tomatoes notu: %88
Sanal gerçekliği günümüzün en popüler teknolojik gelişimlerinden birisi olarak görmek mümkün. Çıkalı tam 20 yıl olan bu beyazperde şaheseri ise daha insanların bilgisayarlarla bu kadar haşır neşir olmadığı bir dönemde gündem yaratmıştı. Bir bilgisayar bilimcisinin 1937 yılındaki dünyaya simüle eden yazılım geliştirmesiyle süregelen filmimizde, vakit ve mekan dahil tüm sorgulara açık oluruz. Filmin günümüz çözünürlük standartlarına uyarlanmış versiyonlarıyla izlemenizi tavsiye ederiz.
Simülasyon teorisinin kökeni her ne kadar insanların bilimsel emekler haricinde geliştirdikleri fikir akımları olsa da bugün, simülasyon mevzusu fizikçilerin bile aklını kurcalıyor. Beyazperde malum ve kabul edilen ihtimalleri göstermenin en etkili yollarından birisi. Listemizin sonuna geldik sadece kim bilir bir başka gerçeklikte bu filmleri hepsini çoktan izlediniz.



