Sizi Etkilemek İçin Saatlere İhtiyaç Duymayan 10 Kısa Film

Beyaz perde, anlatmak istediği hikayeyi sınırsız imkanlarla bizlere sunma şansına haiz ve kim bilir bu yüzden en etkisi altına alan ifade yollarından biri. Hatta o denli etkisi altına alan ki, kimi zaman birkaç dakika bile uzun bir hikayeyi vuruculuğundan bir şey kaybetmeden anlatmak için kafi olabiliyor.
Kısa filmler her ne kadar devamlı takip edilen ve gündemde olan yapımlar olmasa da aslen beyaz perde sektöründe oldukça mühim bir bölgeleri var. Hatta o şekilde ki genel anlamda pek oldukca başarıya ulaşmış yönetmenin beyazperdeye adım atışı, kısa filmler ile oluyor. İzleyiciye erişme mevzusunda hemen hemen yetersiz olsa da dünyada ve devletimizde pek oldukca kısa film festivali düzenleniyor.
Kısa filmlerin etkisi altına alan ve ilgi çekici olmasının en büyük sebebi, kısa sürede en vurucu şekilde anlatmak istediği her şeyi anlatabilmeleri. Bunu kusursuz şekilde yapabilen ve dakikalar içinde hissettirmek istediği her şeyi seyirciye aktarabilen 10 başarıya ulaşmış kısa filmi sizler için derledik. Listede pek oldukca tarzda ve türde yapıt mevcut, şu demek oluyor ki bir mevzu ya da konsept sınırlaması söz mevzusu değil. Siz de etkileyiciliği ile aklınızda yer etmiş tüm kısa filmleri bizimle yorum olarak paylaşabilirsiniz. Şimdiden keyifli seyirler.
Voice Over – Martin Rosete (2011)
İki değişik hikayenin, aynı aksiyonla ilerleyerek izleyiciyi de kendi stresine ortak etmiş olduğu Voice Over, bir taraftan uzay aracı bilinmeyen bir gezegene düşen bir astronotun oksijenin bitmesine oldukca azca bir süre kala hayata tutunmak için hava kapsülüne erişme çabasını anlatırken diğer yanda ise I. Dünya Savaşı esnasında bacaklarını kaybeden bir askerin, bir tren dolusu insanı kurtarmak için patlayıcıyı bulmaya çalışmasını ekrana yansıtıyor.
IMDb Puanı: 7.3
Hotel 22 – Elizabeth Lo (2015)
https://www.youtube.com/watch?v=c9BEbWu8Ygc
Aslına bakarsak oldukça kolay, belgesel tadında bir yapım olan Hotel 22; Silikon Vadisi’nde bir otobüs durağının ve otobüs hattının, geceleri evsizlere yuva oluşunu konu alıyor. Toplumun her alanında ve her konumda uç hayatların bir arada oluşunu başarıya ulaşmış şekilde ve olabilecek en kolay haliyle gösteren yapım, bir taraftan da gece – gündüz içinde yaşanmış olan enteresan değişimi vurguluyor.
IMDb Puanı: 7.1
But Milk is Important – Anna Mantzaris, Eirik Grønmo Bjørnsen (2012)
[VIMEO:50600924][/VIMEO]Fantastik ve oldukça yaratıcı bir animasyon olan But Milk is Important, stop-motion severlerin keyifle izleyeceği bir yapım. Sosyalleşme mevzusunda bazı problemleri olan bir insanın enteresan görünen ve sakar bir mahluk tarafınca takip edilmiş olduğu film, toplumsal fobiye, yalnızlık duygusuna ve insanoğlunun toplumsal bir canlı olarak evrimleştiği gerçeğine vurgu yapıyor.
IMDb Puanı: 7.1
The Mechanical Waltz – Julian Dykmans (2015)
[VIMEO:116055608][/VIMEO]Animasyonları ve yaratıcı karakterleri seviyorsanız ilgiyle izleyeceğiniz altı dakikalık bu kısa animasyon; tekdüze hayatlarına hapsolmuş şekilde yaşayan ‘kuklaların’, aniden müzikle gelen değişimle, onları köleleştiren iplerinden kurtulup özgürleşmelerini mevzu ediniyor. Metaforik bir anlatımla kendini en iyi şekilde ifade eden ve bunu yaparken de izleyiciyi yormayan The Mechanical Waltz, bir çırpıda izleyeceğiniz başarıya ulaşmış bir kısa film.
IMDb Puanı: 7.3
Cadet – Kevin Meul (2013)
Aşırı istekli ve başarıya ulaşmış bir atletin, bununla beraber koçluğunu da icra eden ve minimum kendisi kadar aşırı istekli olan babası tarafınca hazırlandığı yarışlardan birinde; babasının performansını çoğaltmak için kendisine ilaç verdiğinin fark edilmesiyle aniden yıkılan yaşamını kolay, gerçekçi ve vurucu şekilde özetleyen Cadet, ülkemiz de dahil olmak suretiyle dünyanın pek oldukca değişik ülkesinde katılmış olduğu festivallerden ödüllerle dönen başarıya ulaşmış bir yapım.
IMDb Puanı: 6.9
The Bicycle – Chris McCoy, Adam Neustadter (2013)
Eski, paslı ve modası geçmiş bir bisikletin, bir arabanın arkasında düşüp terk edildikten sonrasında pes etmeyip kendi başına yaşamaya devam etme çabasını, keyifli ve mevzusuna bakılırsa beklenmedik ciddi bir anlatımla özetleyen yapım; fark ettirmeden içinizi ısıtan keyifli bir kısa film.
IMDb Puanı: 7.6
Invention of Love – Andrey Shushkov (2010)
Bilhassa arka planda çalan müzikleriyle ve yarattığı alternatif distopyayla oldukça ilgi çekici bir yapım olan Invention of Love, karanlık bir dünyada geçse de yarattığı karşı-ütopya ve işlediği naif aşk temasıyla ilgi çekici bir film.
IMDb Puanı: 7.1
Sebastian’s Voodoo – Joaquin Baldwin (2008)
Tutsak düşmüş bir voodoo bebeğin, kapana kısıldığı bu yerden kurtulmaya çalışmasını ve bu esnada orada bulunan öteki esirlere de yardım etmeye karar vermesiyle giderek kritikleşen durumunu özetleyen Sebastian’s Voodoo, pek oldukca animasyonda parmak izi bulunan Joaquin Baldwin’in en sevilen eserlerinden biri ve yalnızca 4 dakika. Bununla beraber pek oldukca festivalden toplamda 28 ödülle dönen bu animasyon, ne olursa olsun izlemeniz gerekenler sıralamasında bulunuyor.
IMDb Puanı: 7.3
L’equip Petit – Roger Gómez, Dani Resines (2012)
Bir sürem süresince toplamda bir gol atabilen ve buna karşılık 271 gol yiyen Margatania F.C. 7 yaş altı minikler takımının sempatik üyeleriyle röportaj tadında ilerleyen bu kısa film, futbolun ve hatta genel anlamıyla ekip sporlarının eğlenmek için de oynanabileceğini ve günümüzde giderek belirginleşen kutuplaşmanın ne kadar gereksiz bulunduğunu keyifli bir hikayeyle beraber konu alıyor.
IMDb Puanı: 7.6
El Empleo – Santiago Bou Grasso (2008)
Günümüzde her an hissettiğimiz tekdüze yaşamı; iş-ev, emek harcama ortamında yaşanmış olan ve insanı fazlaca mutsuz edebilen zorluklar benzer biçimde bakışlarla inceleyen El Empleo, ‘çağıl insan’ın en klişe deyimiyle çağıl birer köleye dönüşme sürecini de oldukça kolay şekilde gözler önüne seriyor.
IMDb Puanı: 8.0



