Olmazsa olmaz Mesajlaşma Uygulaması WhatsApp’ın Hikâyesi

Feysbuk’un sahibi olduğu WhatsApp, veri ihlalleri ve değişik skandallarla gündeme gelmesine karşın gene de neredeyse tüm kullananların olmazsa olmaz mesajlaşma uygulaması olmaya devam ediyor. Peki, WhatsApp benzer biçimde rahat bir mesajlaşma uygulaması iyi mi oldu da bu günlere kadar gelebildi ve bu kadar popüler oldu?
Son zamanlarda WhatsApp kullanıcı sözleşmesi üstünden uzun uzun bu mesajlaşma uygulaması hakkında konuştuk. Hatta artık WhatsApp’ı kullanmamaya karar verenler için alternatif mesajlaşma uygulamalarını tanıttık. Uygulamanın sahibi olan Feysbuk’un sözleşme mevzusunda geri adım atması ile her şey normale dönmüş olsa da gene de WhatsApp hala pek oldukca şahıs için sual işaretleri taşımaya devam ediyor.
Her ne olursa olsun fark ettik ki artık WhatsApp ile kullanıcı içinde ayrılmaz bir bağ oluşmuş durumda. Para istemediği sürece bu mesajlaşma uygulamasından caymak o kadar da kolay değil. Peki, onlarca değişik alternatifi varken niçin bir türlü WhatsApp’tan vazgeçemiyoruz? Bu rahat mesajlaşma uygulamasının bugünlere gelmesinin sırrı, müessese konusunda saklı. WhatsApp hikayesine gelin yakından bakalım.
WhatsApp istekli gençlerin değil, işi bilen uzmanların ürünüdür:
Son yıllarda ortaya çıkan ve süratli yükseliş yakalayan tüm dijital ve online işler hemen hemen işinin uzmanı olmayan fakat parlak fikirleri olan gençlerin kurduğu start-uplardan çıkıyor. Sadece WhatsApp’ın bu şekilde bir hikayesi yok. WhatsApp müessese konusunda yıllarını yazılım hayatına vermiş iki uzmanın imzası var.
O devrin popüler bir web hizmeti olan Yahoo!’da çalışan Brian Acton ve Jan Koum, 30’lu yaşlarının başlangıcında artık bu işleri yapmak istemediklerine ve dünyayı dolaşmak istediklerine karar verdiler. Her temeli olmayan hayal benzer biçimde bu hayal de yalan oldu ve ikilinin birikimleri kısa süre içinde suyunu çekti.
Paralar suyunu çekince Feysbuk’a bile iş başvurusunda bulunan Brian Acton ve Jan Koum, aradıklarını bulamayınca değişik bir şey hayata geçirmeye karar verdiler. İki yazılımcının aklındaki şey ise o güne kadar kimsenin görmediği bir mesajlaşma uygulaması yapmaktı. Elbet, hiçbir iş yalnızca iyi bir hayal ile yapılmaz.
WhatsApp şirketi kuruluyor:

Brian Acton ve Jan Koum, WhatsApp’ı geliştirmeden ilkin piyasada Blackberry BBM, Google G-Talk, Skype benzer biçimde mesajlaşma uygulamaları vardı. Sadece bu uygulamalar hem birden oldukca kullanıcı bilgisi üstünden doğrulama istiyor hem de bazıları, bazı markalara hususi olduğundan hepimiz tarafınca kullanılamıyordu. İkili, WhatsApp’ın her insana hitap etmesi icap ettiğini düşünüyordu.
Brian Acton ve Jan Koum’un aklındaki ilk düşünce, kişinin profilinin yanında bir durum göstergesi olmasıydı. Bugün bile kullanmakta olduğumuz WhatsApp durum yazıları, o dönem için benzeri olmayan bir özellikti. Böylece WhatsApp Inc. şirketi 24 Şubat 2009 senesinde kuruldu ve WhatsApp 1.0 ortaya çıktı.
WhatsApp 1.0 mobil uygulama mağazalarına sunulmadı. Yalnızca Brian Acton ve Jan Koum’un arkadaşlarından oluşan minik bir gruba tanıtıldı. Hiçbiri bu mesajlaşma uygulamasını sevmedi. Şu sebeple ilk sürüm gerçek bir canavar benzer biçimde telefonun pilini emiyor ve sık sık çöküyordu.
Apple, WhatsApp’ı kurtarıyor:

Brian Acton ve Jan Koum tam her şeyden vazgeçip, WhatsApp projesini rafa kaldıracakken Haziran 2009 tarihinde Apple, iPhone telefonlara anlık bildirim hususi durumunu getirdi. Anlık bildirim ile mesajlaşma uygulamasının ne alakası var derseniz, ikilinin aklındaki durum paylaşımı özelliği deriz.
Şu an bu şekilde işlemiyor sadece WhatsApp 2.0 sürümünde kullanıcılar durumlarını değiştirdikleri süre öteki kullanıcılara bildirim gidiyordu. ‘Evdeyim.’ ‘İşteyim.’ ‘Yeni uyandım.’ benzer biçimde durum güncellemelerinin öteki kullanıcılara bildirim olarak gitmesi, sanki biri birine “what’s up?” doğrusu “naber?” demiş de cevap almış benzer biçimde hissettiriyordu. WhatsApp adı şimdi daha da anlamlı oldu.
WhatsApp 2.0 beta aşamasında uygulama mağazalarına sunuldu. Yalnızca telefon numarası istediği için öteki mesajlaşma uygulamalarına gore oldukca daha güvenli görünüyordu. Yalnızca birkaç ay içinde 250 binden fazla indirilerek geliştiricileri bile şaşırttı. Artık işleri büyütmenin ve birazcık yardım almanın zamanı gelmişti.
WhatsApp için 1 dolar öder miydiniz?

Brian Acton WhatsApp için 250 bin dolarlık bir tohum finansman sağlayana kadar aslen kurucu olsa da tam olarak ekibin içinde değildi. Bu fon, gerçek anlamda WhatsApp’ı ayağa kaldıran ana para oldu ve aylarca para bile kazanmadan çalışan ekip, işe gerçek anlamda sarılmaya başladı.
Yatırım almak istedikleri pek oldukca şahıs SMS’in daha iyi bulunduğunu ve insanların web üstünden mesajlaşmayacaklarını söylüyordu. ABD’de bulunan GSM operatörleri hakikaten uygun fiyata epey SMS hakkı veriyordu. Bu yüzden WhatsApp yakın zamana kadar ABD’de başarı göstermiş olamadı. Esasen ikilimizin planı yurtdışı pazarına açılmaktı. Şu sebeple SMS, ülke içinde karlıyken ülke dışı mesajlaşmalar için uygun değildi.
Bu süreçte WhatsApp tüm işletim sistemlerine uygun hale geliyor ve yeni güncellemelerle gelişiyordu. Senelerdir para almadan çalışan kurucular bir şey fark ettiler. WhatsApp, kullanıcılar içinde yatırımcılar içinde olduğundan daha popülerdi. Bu yüzden uygulama tutarı olarak 0.99 dolar bir fiyat belirlediler.
Sonunda milyon dolarlık kurtarıcı destek geldi:

WhatsApp, 0.99 dolarlık bir fiyat ile sunulmasına karşın 2011 senesinde App Store’da en oldukca indirilen 20 uygulama içine girmeyi başardı. Bu süreçte uygulamaya fotoğraf ve video paylaşım özelliği de gelmişti. Elbet, başarı başkalarının da dikkatini çekti ve WhatsApp, sonunda aramış olduğu finansman desteğini buldu.
Sequoia Capital’in ortağı Jim Goetz yoğun ısrarlar sonucu firmanın %15 hissesini 8 milyon dolar karşılığında aldı. Bu destekten 2 yıl sonrasında Şubat 2013 tarihinde WhatsApp kullanıcı sayısı 200 milyona çıkmıştı. Sequoia Capital, bu başarı sonrası şirkete 50 milyon dolar daha yatırım yaparak şirket kıymetini 1.5 milyar dolar olarak belirledi.
Maddi olarak yeterince gelişmeye süregelen WhatsApp, 0.99 dolarlık iş modelini değiştirerek ilk 1 yıl parasız hizmet sunmaya ve hemen sonra senelik abonelik bedeli olarak 1 dolar almaya başladı. Derken devreye Feysbuk girdi.
Feysbuk, duruma el koyuyor:

WhatsApp’ın yükselişte olduğu dönemde Feysbuk, mobil dünyada öncü olmaya çalışıyor ve Feysbuk Messenger ile yeni bir mesajlaşma deneyimi sunmayı hedefliyordu. Sadece karşısında büyük bir rakip vardı, WhatsApp. Her neyse ki paranın çözemeyeceği hiçbir mesele yoktu.
Feysbuk, Şubat 2014 tarihinde WhatsApp’ı 19 milyar dolar karşılığında satın aldı. WhatsApp, Feysbuk için bir veri madeni gibiydi. Derhal kullananların profil fotoğrafları, telefon numaraları, durumları, kullanım sıklığı ve benzeri veriler Feysbuk ile paylaşıldı. Hemen sonra WhatsApp For Business lansmanı ile şirketlerin WhatsApp üstünden bir iş politikası izlemeleri sağlandı.
Kurucu Brian Acton Eylül 2017’de şirketten ayrılarak Signal Foundation’a katıldı. Kısa süre sonrasında öteki kurucu Jan Koum da şirketten ayrılarak geride büyük tartışmalar bıraktı. Her iki kurucu da artık WhatsApp’ın kurmuş oldukları, hayal ettikleri benzer biçimde bir şirket olmaktan uzaklaştığını düşünmüş ve yeni iş politikalarını beğenmediklerini açıklamışlardı.
Günümüzde WhatsApp:

Kurucular Brian Acton ve Jan Koum’un ‘Reklam yok! Oyun yok! Hile yok!’ mottosuyla geliştirdikleri WhatsApp, günümüzde 180’den fazla ülkede 1.5 milyardan fazla kullanıcıya haiz. Maalesef şirket Feysbuk tarafınca satın alındıktan sonrasında müessese mottosunu bir kenara bırakmış görünüyor.
WhatsApp, dünya genelinde bazı bankalar ile ortak emek vererek online ödeme sistemi kullanıyor. Verilerin reklamverenlerle paylaşılmış olduğu aslına bakarsan malum bir gerçek. Hep bir söylenti olarak kalsa da her an reklam görmeye hazır bir halde bekliyoruz. Günümüz WhatsApp iş modellerinin tamamını devletimizde göremesek de artık büyük oranda kullanıcının ikinci plana atılmış olduğu ve reklamverenler başta olmak suretiyle şirketlerin isteklerinin ön planda tutulduğunu söyleyebiliriz.
Bugün neredeyse tüm kullananların olmazsa olmaz mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp’ın dünden bugüne iyi mi geldiğini ve müessese öyküsünü anlattık. Onlarca daha kullanışlı alternatifi olmasına karşın WhatsApp, kullanıcı alışkanlıklarımıza öyleki bir nüfus etti ki artık bırakmak mümkün değil benzer biçimde görünüyor.



