Oyun

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Video oyunları kimi görüşlere bakılırsa yalnızca evlatların oynaması ihtiyaç duyulan şeyler. Hâlbuki hem öteki medyalara asla benzemeyen yanlarıyla hem de oynayanlara getirmiş olduğu faydalarla aslen her yaş için uygun olan eğlence araçları. Ikimiz de video oyunlarının her yaşa bakılırsa şeyler sunduğunu gösteren bir sıralama hazırladık.

Video oyunları bilhassa uzak duran kesim tarafınca büyük bir ön yargıyla karşılanıyor. Anlam ifade etmeyen bir şey olarak görülmelerinin yanı sıra yalnızca çocukken oynanılması gerektiği düşüncesi de epey yaygın. İşte bu yazımızda bu biçim düşüncelerin niçin doğru olmadığına yakından bakıp kim bilir bazı ön yargıların önüne geçeceğiz.

Video oyunları hem çocuklar da hem de yetişkinler üstünde sayısız faydaya haiz. Bu faydaların başlangıcında ise beyin aktivitesini artırma, vakalara çözüm getirme kabiliyeti ve stres yönetimi şeklinde aslen günlük hayatta tehlikeli sonuç öneme haiz özellikler yer ediniyor. Isterseniz gelin hem oyun oynamanın faydalarına hem de oyun oynamanın niçin yalnızca küçüklere yönelik olmadığına tek tek bakalım.

Filmlerde bile göremeyeceğiniz tarzda bir hikâye anlatıcılığı bulunuyor:

Video oyunları eğlence sektörüne ilk adımını attığında devrin teknolojisi gereği fazlaca kolay yapıdalardı. Bu kolay yapıları o dönemki oyunların bazılarının anlattıkları hikâyelerin de kolay kalmasına sebep oldu. Sadece bahsettiğimiz dönem onlarca yıl geride kaldı ve artık derinliğe haiz, hikâye anlatıcılığı mevzusunda film sektörüne taş çıkartacak kadar iyi oyunlara sahibiz.

Life is Strange, The Witcher, Bioshock, The Last of Us ve saymaya kalksak sayfaların yetmeyeceği kadar fazla oyun, video oyunlarının hikâye anlatıcılığında fazlaca mühim bir medya haline geldiğinin kanıtları içinde yer ediniyor. Video oyunlarının kitaplar ve filmlere kıyasla etkileşime fazlaca daha açık olması kendimizi hakikaten de bir hikâyenin içinde yer alıyormuş şeklinde hissetmemize sebep oluyor.

İnanışın aksine insanları sosyalleşmeye ve yeni arkadaşlıklar edinmeye teşvik ediyor:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Tamamımız biliyoruz ki oyun oynamak asosyallikle bağdaştırılıyor. Oyun oynayan insanların bir kısmı için bu söylem doğru olabilse de bu insanların asosyal olmalarının sebebini oyunlara bağlamak haksızlık olur. Bilhassa de fazlaca oyunculu oyunların bu kadar revaçta olduğu bir dönemde yaşıyorken.

Oyunlar artık sosyalleşmenin merkezi hâline gelmiş durumda. Bilhassa de içinde bulunduğumuz pandemi koşullarında insanların birbirleriyle irtibatta kalmalarına en büyük yardımı elde eden unsurlardan birisi oyunlar. Bir çok insan bitkin geçen bir günün arkasından dinlenmek için dostlarıyla oyun oynuyor ya da dostlarıyla dışarda buluşmak yerine bunu güvenli bir halde evlerinde yapıyorlar.

Tüm bunlara ek olarak bir de oyunlar vesilesiyle edinilen arkadaşlıklar var. Bu arkadaşlıkların bazıları o denli sağlam ki kimi zaman ne okul ne de iş arkadaşlıkları yanına bile yaklaşamaz. Oldukça oyunculu oyunların doğasında olan yardımlaşma ihtiyacının sağlam arkadaşlıklar oluşturmak ve mevcut arkadaşlıkları geliştirmek üstünde de tesiri olduğu biliniyor.

Hem beyni etken tutuyor hem de akıl sağlığını koruyor:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Video oyunları insanları düşünmeye iter. Bir çok süre ortada çözülmesi ihtiyaç duyulan bir bulmaca vardır ve bu yüzden beynimizin neredeyse tüm bölümlerini harekete geçirerek daha çok düşünmenin önünü açar.

Oyunların bununla birlikte akıl sağlığını iyi yönde tetiklediği de bilinmekte. Oynayan kişinin bilhassa dikkatini başka bir yöne çevirmesini sağlayarak kaygı, depresyon ya da dikkat bozukluğu şeklinde birçok rahatsızlığın tedavisinde mühim bir rol üstlenmekte.

El-göz koordinasyonu üstünde inanılmaz bir tesiri bulunuyor:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Bilhassa kontrolcülerle oynanan oyunların el-göz koordinasyonu üstünde pozitif yönde tesiri olduğu biliniyor. Hatta cerrahlar üstünde meydana getirilen bir araştırmaya bakılırsa cerrahi testlere girmeden ilkin ısınmak için bir süre oyun oynayan cerrahlar, oyun oynamayan cerrahlara bakılırsa fazlaca daha iyi performans gösteriyor.

El-göz koordinasyonu geliştirmenin yanı sıra oyunlar süre içinde fizik tedavi alanında bile başvurulan araçlar haline geldiler. Şimdilerde eski bir oyun olan Wii Golf, zamanında fizik tedavi gören hastaların süreci hızlandırmasında fazlaca yararlı oldu. Doğal ki oyunlar bu mevzuda yalnızca tıbba destek rolünü yapan bulunuyor. İşin büyük kısmını hususi olarak fizik tedaviye yönelik geliştirilen cihazlar yapıyor.

Beyindeki gri maddeyi artırarak IQ seviyesini yükseltmeye destek oluyor:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Gri madde, beynimizin merkezi sinir sisteminde bulunuyor. İşlevi ise bizlere düşüncelerimizi, hislerimizi ve davranış şekillerimizi düzenlemek. Bilim adamları ise gri maddenin IQ üstünde direkt etkili bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor. Gri maddeyi iyi mi artırabileceğinizi aktardığımız yazımızda da söylediğimiz şeklinde bulmaca çözmek bu hususta tehlikeli sonuç bir rol oynuyor. Günümüz dünyasında da tamamen bulmacaya çözmeye odaklı sayısız oyun bulunuyor.

Karşılaşılan problemleri daha kolay çözmeyi sağlıyor:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Oyunların bulmacalarla ilişkisinden bahsetmişken sorun çözme yetisine olan pozitif yönde etkisinden bahsetmemek olmaz. Bilhassa açık dünya oyunlarının hepten yaygınlaşmasıyla oyun geliştiricileri bu devasa dünyaları daha keyifli kılabilmek adına beklenmedik bölgelere bulmacalar eklemeye başladı.

Beklenmedik anlarda karşımızda çıkan bulmacalar her ne kadar ara sıra oyun keyfimizi baltalıyor olsa da aslen beynimizin etken kalmasına destek oluyor. Bununla beraber gerçek hayatta karşımıza bir sorun çıkmış olduğu süre da sorunlara çözüm odaklı yaklaşmamızı sağlıyor. Mevzuya yönelik meydana getirilen ve bu görüşü destekleyen araştırmalar mevcut

Görüş ve algılamayı geliştiriyor:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Baştan izah edelim, ekrana saatlerce yakın mesafeden bakmak gözleriniz için zararı olan. O yüzden her ne yapıyor olursanız olun ekranlara bakarken tertipli olarak ara verip gözlerinizi dinlendirmelisiniz. Bizim bahsettiğimiz görüş iyileştirme daha fazlaca çevremizde bulunan objeleri ve gelişen vakaları daha iyi algılayabilme. National Geographic’te paylaşılan bir çalışmaya bakılırsa bilhassa aksiyon oyunları fazlaca süratli bir tempoya haiz olduğundan çevremizde gelişen süratli vakaları algılayabilme yetimizi artırıyor.

Her yaştan insan için bir öğrenme aracı görevi görüyor:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Video oyun sektörünün geldiği düzey göz önüne alındığı süre neredeyse her şeyle ilgili bir oyun bulmak mümkün. Bazı oyunlar ise o şekilde özenle yapılıyor ki tarih, yiyecek, siyaset, mimari ve sayısız alanla ilgili data edinmek mümkün. Doğal ki tek başına oyun oynayarak bir mevzuda uzman olmanın mümkün bulunduğunu söylemiyoruz. Sadece oyunların bazı alanlara ilgi artırarak o alanlarla ilgili araştırma isteği uyandırdığı da reddedilemez bir gerçek.

Her şeye karşın oyun oynamayı da abartmamak icap ettiğini ihmal etmeyin:

Video Oyunlarının “Çocuk İşi” Olmadığının 8 Göstergesi

Oyun oynamak hem eğlenmek hem de kaliteli zaman geçirmek açısından kıymetli bir aktivite olsa da her şeyde olduğu şeklinde belli sınırlara doğal tutulmalı. Evet, yararlı bir aktivite olduğu bilimsel kanıtlarla destekleniyor sadece bu demek değil ki kendimizi dış dünyaya kapatıp sorumluluklarımızdan, sıkıntılarımızdan oyun oynayarak kaçalım. Iyi mi ki aşırı ders çalışmak ya da aşırı iş yapmak bizleri öteki mevzularda geri kalmaya itiyorsa oyunların da aşırıya kaçtığı sürece bizleri negatif etkileyeceğini unutmamak gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu