Sinema
Yönetmenlerin Ressamlara Merhaba Durduğu Film Sahneleri

Çağdaş zamanlarda en popüler sanat eserleri içinde filmler başı çekse de fotoğraf sanatı, geçmişte görsel sanatların en popüler haliydi. Bazı yönetmenler, meşhur ressamlara ve tablolara göndermeler yapmayı seviyor.
Sanat sanat için midir yoksa sanat cemiyet için midir kim bilir sadece teknoloji her şey şeklinde sanatı da değiştiriyor. Bunun kim bilir en net örneği de görsel sanatlar içinde görülebiliyor. Heykeller ve resimler zaman içinde popülerliklerini beyaz perdeye bırakıyor.
Günümüzde de beyazperde ciddi bir atılım gösteriyor olsa da eski ressamların klasik sanat eserleri, hâlâ belirli filmlerde kendilerine yer bulabiliyor. Film yönetmenleri, büyük ressamların meşhur tablolarına göndermeler yapmayı seviyor. Feysbuk’taki Libreria Venir hesabı bu sahnelerle tabloları bir araya getirmiş.
Forrest Gump – Robert Zemeckis (1994) | Christina’s World – Andrew Wyeth (1948)
A Yıldız Is Born – George Cukor (1955) | Frieze Of Dancers – Edgar Degas (1883)

Shutter Island – Martin Scorsese (2010) | The Kiss – Gustav Klimt (1908)

A Clockwork Orange – Stanley Kubrick (1971) | Prisoners Exercising – Vincent van Gogh (1890)

Saturn Devouring His Son – Francisco de Goya (1819–1823) | Pan’s Labyrinth- Guillermo del Toro (2006)

Ascending & Descending – M.C. Escher (1960) | Inception – Christopher Nolan (2010)

House by the Rail Road – Edward Hopper (1925) | Psycho – Alfred Hitchcock (1960)

The Death of Marat – Jacques-Louis David (1793) | Fight Club – David Fincher (1999) | The Godfather: Part II – Francis Ford Coppola (1974)

Cabaret – Bob Fosse (1972) | Portrait of the Journalist Sylvia von Harden – Otto Dix (1926)

Viridiana – Luis Buñuel (1961) | The Last Supper – Leonardo da Vinci (1495-1498)

Avatar – James Cameron (2009) | Floating Islands – Roger Dean (1993)

The Truman Show – Peter Weir (1998) | Architecture au clair de lune – René Magritte (1956)

Labyrinth – Jim Henson (1986) | Relativity – MC Escher (1953)




